menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mesleki eğitimin itibarı!

49 0
10.03.2026

Mesleki eğitim gelişen teknoloji ile birlikte çok daha fazla önem kazandı. Üretimin, kalitenin, istihdam ve refahın altın anahtarı o. Tüm okumuşlar gibi onun itibarı da ciddi anlamda yara aldı. Hak ettiği önem yeniden kazandırılmalıdır!

Önce ”Amele okulları” diye onları küçümsedik, sonra başarısız öğrencilerin gideceği “son durak” diye bir algı yarattık, daha sonra da mezunlarını hayata değil üniversitelere yönlendirerek hataların en büyüğünü yaptık.

Oysa dünya genelinde, özellikle gelişmiş ülkelerde her 10 öğrenciden yarıdan fazlasının tercihi üniversite yönünde değil, mesleki eğitim yönündeydi, bunu göremedik. Görsek de ön yargılarımızdan kurtulup bunu hayata geçiremedik.

Bilim ve teknolojideki son gelişmeler mesleki eğitimi de zirveye taşıdı. Nitelikli ara insan gücü hemen her alanda kaliteli üretimin olmazsa olmazı haline geldi. En iyi mühendisler kadar en iyi teknisyenler de havada kapılıyor. Peki mesleki eğitime hak ettiği önemi veriyor muyuz?

Diploma ve sınava odaklı şaşı eğitim sistemimiz en başarılı öğrencileri fen liselerine, kolejlere anadolu liselerine, en başarısız ve sorunlu öğrencileri ise meslek liselerine yönlendiriyor.

Yaratılan algı da, uygulama da bu yönde.

Eğer meslek lisesine gidiyorsan başarısızsın!

Peki doğru olan bu mu?

En başarılı öğrenciler içerisinde de meslek liselerine gitmek, hayata bir an önce atılmak isteyenler ve çok daha önemlisi zoraki değil o mesleklerin hayaline kurdukları için bu güzide okullarımıza yönelenler var.

“Okumazsan seni falanca yere çırak veririz”, “yüksek puan alamazsan meslek lisesine gidersin”, “okuldan atılırsan son durağın MESEM’ler olur” yönündeki söylemler artık çok gerilerde kaldı.

En çok diploması olan değil, mesleği olan daha kolay iş bulabiliyor, daha yüksek gelir elde ediyor, geleceğe çok daha umutla bakıyor…

İşte bu yüzden meslek eğitime olan şaşı bakış açımızı artık değiştirmemiz gerekiyor.

Değiştirmeliyiz ve alın terini yüceltmeliyiz ki mesleki eğitimi düşünen en iyi öğrencilerimiz de gönül rahatlığıyla o okullara gidip hayallerine kavuşmanın sevincini yaşasınlar…

”Mesleki eğitim memleket meselesi” dedik ama devamını getiremedik. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki itibarlarını yeniden kazandıramadık. Zanaatkarlığı sıradanlaştırdık, yok olmalarına seyirci kaldık.

MEB devamsızlıktan sınıfta kalan öğrencilere, yıl kaybetmemek için MESEM’lere gelin çağrısı yaparak mesleki eğitimi onore mi ediyor, öğrencileri kazanmaya mı çalışıyor, yoksa gözde okulları “sorunlu” öğrencilerden arındırmaya mı çalışıyor pek anlamadık.

Okul disiplini ve okula devam ne kadar önemliyse, iş disiplini ve işe devam da bir o kadar önemli.

Bu yüzden öğrencileri MESEM’lere davet etmenin yolu başarısızlık, devamsızlık ya da başka inciti nedenler değil çok daha kısa bir sürede, çok daha iyi bir gelecek yönünde olmalıydı…

Dünyanın en gelişmiş ülkeleri bizdeki gibi okula başlayan her öğrenciyi üniversiteye yönlendirilmiyor hatta mezun etmeye çalışmıyor.

Öğrencilerin yüzde 25, 35 arasını üniversitelere, geriye kalanları da mesleki öğretime yönlendiriliyor. Zaten genel talep de bu yönde.

İşimiz gereği 100’e yakın ülke gezdim ve bu gezilerde okul ziyaretleri yaparak ya da farklı şekillerde öğrencilerle görüşerek yüzde kaçının üniversite yönelmek istediklerini ve seçmeyi düşündükleri meslekleri öğrenmeye çalıştım.

Her 10 öğrenciden en az 5’i mesleğe yöneleceğini söylüyordu hem de aklımızın ucundan geçmeyen mesleklere.

İşte bu noktada tanımlanmış ve eğitimi yapılan meslek çeşitliliği, özlük hakları ve yaşam standartları da gündeme geliyordu ki, onların da beyaz yakalılardan aşağı kalır bir yanlarının olmadığı dikkati çekiyordu…

Mesleki eğitime günümüz ve gelecek koşulları çerçevesinde yeni bir bakış açısı gerekiyor.

Meslek yelpazesini güncelleyerek ve olabildiğince genişleterek her mesleğin onurlu olduğunu doğru anlatır ve sadece “sorunlu, düşük puanlı, kafası karışık ” öğrencilerin değil en iyi öğrencilerin de hayalini süsleyen okullar haline getirdiğimizde sadece onlar mutlu olmayacak, üretim kapasitemiz ve kalitemiz de inanılmaz boyutlara ulaşacaktır.

Hayattaki en önemli kararlardan birisi de ilgi, yetenek, beceri ve hayaller doğrultusunda doğru meslek seçmektir.

İstihdama yönelik insan gücü planlaması çerçevesinde ne olur her çocuğunuza bu fırsatı tanıyalım.

Onların ve ülkemizin geleceği açısından en büyük yatırımlarımızdan biri de bu olacaktır!..

Bu görüşleri defalarca dile getirdik, haykırmaya da devam edeceğiz.

Özellikle mesleki eğitim konusunda kafamızı kumdan çıkarmanın zamanı geldide geçiyor. Ne olur artık çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için dünü dünde bırakıp, geleceğe odaklanal6ım.

Bunu eğitimde yapamazsak hiç bir konuda yapamayız!.


© Eğitim Ajansı