menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her çocuk, her okul, her meslek neden önemli?

46 0
24.03.2026

Anne babalar için çocukları ne ise devlet için de odur. Hiçbirini bir diğerinden ayıramaz, birini az diğerini çok sevmez, birine cömert diğerine cimri olamaz, birine gülerken ötekine kızamaz. Okullar ve mesleklere başı açısı da böyle olmalıdır!

Anayasa ve yasalar nezdinde hiçbir fark gözetmeksizin tüm çocuklar eşittir.

Tıpkı ebeveynler gibi devletler de her çocuğa en iyisini verme konusunda kararlıdır.

Peki bu konuda adil bir dünya söz konusu mu? Hele ki yoksullukla savaşan ülkelerde!

Çok az ülke dışında mümkün değil. En azından algı bu yönde…

Dünyayı sarmalayan savaş krizinden sonra görünen o ki yeni bir dünya düzeni kurulacak. A’dan Z’ye her şey sorgulanacak. Dünyaya bölük pörçük değil bir bütün olarak bakılacak. Bir yerdeki yangının ya da yanlışların dünyayı nasıl etkilediği artık hep göz önünde bulundurulacak.

İşte o zaman her konuda çok daha kötü senaryolara hazır olmak gerekir ki, bunu da artık hiç ama hiç kimse ya da ülke aklının ucundan geçirmemeli!

Savaşlar ve krizler bitip de huzur geldiğinde ya da her türlü savaşın ve felaketin uzağında durulduğunda, yaşam kalitesi için sorumluluk duygusu yüksek, işin erbabı, vicdanlı, iyi insan, iyi yurttaşlara her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyulacak.

Severek yapılan meslekler, işler ve yaşama katkılar bu açıdan çok önemli.

Bu çerçevede hiç ama hiçbir mesleğin küçümsenmemesi gerekir. Birileri bu görüşe dudak kıvırsa da gün gelir en sıradan meslekler, bir anda en önemli bir meslekler haline gelebilir.Yeter ki işimizi severek ve hakkını vererek yapalım.

Keşke Çobanlık, Garsonluk, Kasaplık, Bahçıvanlık, ilaçlama, gübreleme, yaşlı bakımı, fayansçılık, akıllı tarım, sulama, dijital tasarım, veri analizi ve diğer pek çok alanda temel eğitim sonrası modüler okullar açılsa. İsteyen istediği alanda uzmanlaşsa ve kendini geliştirmek isteyenlerin önü hep açık olsa!.

Sevilerek yapılan bir işin getirileri, sevilmeden alınan bir diplomadan çok daha fazladır. Ne olur artık bunu anlayalım!..

İşte o zaman yaşam kalitesi zirve yapar, üretim artar, bir işi üçüncü kez yaptırmak zorunda kalmayız, mutlu gittiğiniz restorandan mutlu çıkarız. Harcadığınız her kuruşun karşılığını alamamanın hüznünü değil, keyfini yaşarız.

Üniversite demek ille de doktor, mühendis, yargıç, öğretmen olmak demek değildir.

Her meslek kutsaldır ve her mesleğin kendine göre önemi vardır.Bir zincirin tüm halkaları ne kadar güçlü olursa, o zincir o kadar güçlüdür...

Tanımlanmış ve eğitimi yapılan meslek çeşitliliği gelişmiş ülkelerde 15 bin civarında. Biz de ise bin tane bile değil.

On binlerce hatta yüzbinlerce fazlası olan alanlara hala öğrenci almak hem gençlerimiz hem de ülkemiz için boşa harcanmış emek, zaman ve kaynak israfıdır.

Çocuklarımızı hep aynı mesleklere özendirme ya da yönlendirme yerine sevdikleri ve ülkemizde ihtiyaç duyulan alanlara yöneltmek çok daha doğru olacaktır.

Her çocuğun başarılı olacağı bir alan gibi her gencin canı gönülden seveceği farklı meslekler de vardır. Yeter ki onlara bu şansı tanıyalım.

Tır şoförlüğüne belki bazıları dudak bakabilir ama tek hayali tır şoförü olup dünyayı gezmek isteyen çok gencimiz çıkacaktır.

Bazı Avrupa ülkelerinin bu yöndeki arayışı için inanılmaz sayıda üniversite mezunun başvurması da bu yüzdendir!..


© Eğitim Ajansı