menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayal tacirliği

40 0
19.03.2026

Öğrenci ve aileleri için en zor olanı ne biliyor musunuz? Önce büyük hayaller kurdurup, sonra derin hayal kırıklıkları yaşatılmasıdır. Biz bunu hep yapıyoruz ve ne olur artık bundan vaz geçelim. Niye mi? Açtığı yaralar kapanmıyor da ondan!

İlkokula başlayan her öğrenciyi önce üniversiteye yönlendirerek “büyük adam” olma hayali kurdurduk, isteyen herkesi üniversite mezun yaptık, sonra da ortada bıraktık.

İstediğimiz bu muydu?

Elbette hayır ama geldiğimiz noktanın özeti maalesef şu:

On milyonlarca gencimiz ve aileleri derin bir hayal kırıklığı içerisinde…

Üniversite sınav maratonu başladı, başvurular beklendiği gibi artmadı, azaldı. LGS maratonu da yakında başlar. Zorunlu eğitimde de büyük kopmalar yaşanırsa bu da artık hiç kimseye şaşırtıcı gelmemeli.

MEB’in 12 yıllık zorunlu eğitim süresini kısaltmaya yönelik düşünceleri varmış.

Niye yükseltiler, şimdi niye azaltılmaya çalışılıyor?

Yanlış olan süre mi yoksa yönlendirmede yaşanan sıkıntılar mı?

Yoksa insan gücü planlaması ve en önemlisi de eğitim sistemimizin istihdam ve üretimden kopuk olması mı?..

En azından bu kez bu konular üzerinde yeterince konuşuldu mu, istişare edildi mi, tüm taraflar dinledi mi?..

Hayallerle olduğu gibi umutlarla oynamak da çok riskli. Yaratacağı sosyolojik sorunların nerede başlayıp nerede biteceği hiç belli olmuyor. Bu yüzden enine boyuna düşünüp ona göre karar almak gerekir!..

Eğitim sistemimizi her şeyden önce sınav sarmalından kurtarmamız gerekiyor. Dünyanın hiçbir yerinde bizde olduğu gibi okula başlayan her öğrenci üniversite kapısına yığılmıyor, mesleki eğitim kurumları mesleğe değil üniversiteye öğrenci hazırlamıyor!

Sınavlara herkes değil, eskiden fen liselerine girişte olduğu gibi Türkçe, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler ya da alan derslerinde 5 üzerinden 4 alan öğrenciler girmeli.

Akademik alanda başarılı olanlar yola devam etmeli, becerisi ve alın teriyle hayata tutunmak isteyenlere de her türlü destek sağlanmalı!

Tabi önce, adil bir ölçme değerlendirme sistemi getirilmek koşuluyla…

Söz ölçme değerlendirmeden açılmışken, sınavsız öğrenci alan okullara girişte, hormonlu notlar için bir önlem alındı mı? 2026 Sınav Maratonu’nda değişen ne olacak?

Yazıyı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü sözleriyle noktalayalım:

“Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor…"

O devlet ve millet adına beklentilerini ortaya koydu, hayata geçirecek olan kurumlar ise YÖK, MEB ve ÖSYM!

Bakalım bu yönde, bu yıl nasıl bir strateji geliştirecekler?..


© Eğitim Ajansı