menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

OVP 2027-2029 hedeflerin gerçekçiliği, politika gerilimleri ve işletmelere etkileri

36 0
10.09.2026

Ana değerlendirme: OVP, Türkiye eko­nomisinin temel sorun­larını büyük ölçüde doğ­ru tanımlıyor: yüksek enflasyon, verimlilik ih­tiyacı, dışa bağımlılık, finansman maliyeti ve işgücünün yeterince de­ğerlendirilememesi. An­cak sorunların doğru ta­nımlanması, hedeflere ulaşılacağını göstermiyor.

Programın en zayıf noktası; enf­lasyon düşerken büyümenin hızla­nacağı, dış açığın azalacağı ve sos­yal refahın iyileşeceği varsayımını, bunları hangi politika katkılarının ne ölçüde sağlayacağını yeterince görünür kılmadan sunmasıdır. Se­çim takvimi ve uygulama riskleri hesaba katıldığında, hedeflerin ta­mamına zamanında ulaşılmasına ihtiyatla yaklaşmak gerekir.

Soru: Bu iyileşme ne kadar ve­rimlilik artışına, ne kadar dış ma­liyetlerin düşmesine, ne kadar iç talebin kontrolüne dayanıyor? Bu katkılar ayrıştırılmadan hedefle­rin dayanıklılığı tam değerlendiri­lemez.

2 Başlangıç koşulları hedeflerden daha zor bir tablo gösteriyor

Ağustos 2026’da yıllık enflas­yon 1,51, hizmet enflasyonu @,28. İkinci çeyrekte yıllık bü­yüme %2,3; temmuzda işsizlik %8,1, atıl işgücü 0,6.

Bu görünüm, fiyat artışlarını sı­nırlama ihtiyacı ile üretim ve ge­lirleri destekleme ihtiyacının aynı anda güçlü olduğunu gösteriyor.

Program yalnızca hedef rakam­larla değil, bu hedeflere ulaşmanın maliyetinin kimler tarafından ta­şınacağıyla da değerlendirilmeli­dir. Enflasyonun düşmesi; geçmiş satın alma gücü kayıplarının gide­rildiği, konutun erişilebilir olduğu veya iş kalitesinin arttığı anlamına gelmez.

A-Enflasyon hedeflerinin ötelenmesi güven sorununu bü­yütüyor

Önceki OVP’de 2027 için %9 olan enflasyon hedefi, yeni prog­ramda !’e yükseltilmiş; tek ha­neye iniş 2029’a bırakılmıştır.

Dış şoklar revizyonu gerekli kı­labilir. Ancak yeni bir hedef açıkla­mak, önceki sapmanın nedenlerini açıklamanın yerini tutmaz.

Gereken: Sapmanın enerji, gıda, kamu fiyatları, beklentiler ve poli­tika uygulamasından kaynaklanan bölümlerini gösteren açık bir de­ğerlendirme.

Risk: Hedefler sık değişirse iş­letmeler ve çalışanlar kararlarını açıklanan hedef yerine geçmiş enf­lasyona göre almaya devam edebi­lir. Bu da dezenflasyonu zorlaştırır

B- 2027 bütçesi, enflasyonla mücadeleyi yeterince destekle­meyebilir

Merkezî bütçe açığının millî ge­lire oranı 2027’de %3,1’den %3,5’e yükseliyor. Faiz dışı fazla ise %0,2’den %0,1’e geriliyor.

Bu durum, kesintisiz mali sıkı­laşma görüntüsü vermiyor. Bunun­la birlikte merkezî bütçe ile kon­solide genel devlet aynı kapsam­da değildir; yalnızca bu oranlardan net mali etki hesaplanamaz.

Harcamaların bileşimi ve fi­nansmanı açıklanmadan “maliye politikası dezenflasyonu destekli­yor” ifadesi yeterli değildir.

Risk: Mali destek zayıf kalır­sa enflasyonla mücadele daha faz­la yüksek faize dayanır; yük kredi kullanan işletmelere ve istihdama kayabilir.

C-Büyümenin........

© Dünya