menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kârlılık mı, likidite mi öncelikli?

7 0
15.04.2026

“Nakit Kraldır: Şirketler 2026’da finansal dayanıklılığı nasıl sağlamalı?”

2026 yılına girilirken Türkiye ekonomisi sadece iç dinamiklerle değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan en sert jeoekonomik şoklardan biriyle karşı karşıya: İran–ABD–İsrail savaşı. Bu savaş, klasik bir bölgesel kriz olmanın ötesine geçmiş ve küresel enerji, ticaret ve finans sistemini doğrudan etkileyen bir kırılma yaratmıştır.

Özellikle Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, dünya petrol arzının yaklaşık ’sinin geçtiği bir hattın kesintiye uğraması anlamına geliyor. Bu gelişme sonrası petrol fiyatlarının kısa sürede 110–120 dolar bandına yükselmesi, sadece enerji maliyetlerini değil, tüm üretim zincirini yukarı çekmiştir .

Ancak daha kritik olan nokta şudur:Bu kriz yalnızca maliyetleri artırmıyor, aynı zamanda küresel talebi de daraltıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), savaş nedeniyle 2026’da küresel petrol talebinin düşüşe geçtiğini ve bunun COVID sonrası ilk daralma olduğunu açıklamıştır . Bu, klasik “enerji krizi = talep artışı” denkleminden farklı olarak, eş zamanlı maliyet artışı ve talep düşüşü (stagflasyonist baskı) anlamına gelir.

 Talep daralması: artık küresel bir şok

Türkiye’de iç talep zaten yüksek faiz nedeniyle baskılanmıştı. Ancak İran savaşı bu süreci hızlandıran ikinci dalga etkisi yaratmıştır.

EBRD hesaplamalarına göre:

Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerinde kalması 

Küresel büyümeyi en az 0,4 puan düşürür 

Enflasyonu ise 1,5 puan artırır 

Hem tüketici hem üretici aynı anda sıkışır.

Sanayi tarafında bunun etkisi doğrudan görülmektedir:

PMI: 47–48 (daralma) 

Kapasite kullanımı: s–75 

Yeni siparişler: düşüş trendinde 

Üstelik bu kez sorun sadece iç talep değil. İhracat tarafında da özellikle Orta Doğu ve Asya hattında talep düşüşü gözlenmektedir. Çünkü savaş, sadece enerji değil; plastik, gübre ve kimyasal ara ürün tedarik zincirlerini de kesintiye uğratmıştır .

Bu da üretimde yeni bir riski ortaya çıkarır:

Maliyet artışı girdi bulunamaması

2. Sanayide çifte baskı: maliyet ve talep

Sanayi şirketleri 2026’da iki yönlü sıkışma yaşamaktadır:

Enerji fiyatları P–60 artış 

Lojistik maliyetleri –30 artış 

Ara........

© Dünya