Parçalanmış pazar yapısında piyasalar ve tüketim
Bugünün ekonomisini sosyoloji, kültür, davranış bilimleri okumadan anlamak zor, hep bunu söylerim. Bu yazıda bunu yapmaya çalışacağım, bunu yaparken de ortaya bir kavram koyacağım: Parçalanma! İngilizcesi, fragmentation. Diyeceğim ki kimlik parçalanıyor; ideolojiler, cinsiyetler, tüketim…
Hayal güçlerimizi zorlayan sanal dünya kocaman bir gerçekliktir; illüzyonun ta kendisidir, incelikli bir hiledir. Bugünün şüpheli gerçeğidir, artık düşsel bir evren değildir… Alabildiğine ideolojiktir; gerçek, sahtesinin ardına saklanmıştır, parçalanmıştır. Çinlilerin beddua edecekleri kişiye söyledikleri ‘Umarım ilginç bir çağda yaşarsın’ deyimi bu yüzyılı kastediyor olmalıdır. Mutlak gerçeğin sahteye dönüştüğü, yerine geçtiği imgenin protezi ve hatta sureti olduğu parçalanmış bir çağ…
Bugün içinde yaşanılan gerçekliğin parçalanmış bir gerçeklik olduğu, tüm yaşam alanlarıyla yaşamımızın bir bütünlük teşkil edermiş gibi algılanamaz oluşu, film noir sinemacılarının dünyaya bakışında görülebilir. Parçalanma, bu filmlerin sosyolojik boyutunda ortaya çıkan önemli bir toplumsal yapı özelliğidir. Yönetmen Christopher Nolan, 2000 tarihli Akıl Defteri (Memento) adlı filminde, gayet varlıklı, eski sigorta müfettişi Leonard Shelby’nin zihninde ve gündelik hayatın derinliklerinde kaybolmamak için verdiği mücadeleyi, bir anlamda kendinden kaçış öyküsünü anlatır. Nolan’ın bir anlamda ifade etmeye çalıştığı şey, günümüzde yaşam alanlarında insanları tehdit eden unsur salt hırsızlar, mafyavari örgütlenmeler, silahlar değil, aynı zamanda insanın belleğinde var olan bir başka ‘ben’dir. Filmin baş kahramanı Leonard Shelby parçalanmış bir gündelik hayatta kendini tanımlama güçlüğü çeken bir karakterdir. Bu durumu şu şekilde ifade eder:
Söz konusu parçalanma durumunda en büyük nedenlerden biri, kuşkusuz markalar etrafında şekillenen tüketim etkinlikleridir. Medyadan sürekli olarak tüketime odaklı, daha fazla tüketime yönlendirici mesajlar alıyoruz. Özellikle güçlü reklam mesajlarıyla nasıl görünmemiz gerektiğine dair, nasıl davranmamız gerektiğine dair, ne olunması ve ne olunmaması gerektiğine dair mesajlar alınıyor. Kısacası bugün tüketim, bir gündelik yaşam pratiği olma durumu yanında, tüketicilerin bilinçli bir tasarımla kodlandığı bir yapıyı içerir. Bundan en çok etkilenen markalar, marka yönetimleri… Düşünsenize tam şu an ne düşünüyorlar? Sanırız (ne güzel ya da ne yazık ki) şöyle diyorlar: Her şey hızla değişiyor. Teknolojiyi kullanıyorlar, mecralar çeşitleniyor, etkinlikler artıyor, ne güzel değil mi? Ama diğer tarafından bakın. Bugün sıradan bir tüketiciyi bile söz konusu yapıda elde tutmak ne kadar zor değil mi?
Pazar gittikçe küçük parçalara bölünüyor. Niş pazarlama, mikro pazarlama, veri tabanlı pazarlama ve kişisel pazarlama gibi yeni yaklaşımlar, pazar bölümlendirilmesinin en önemli göstergeleri, baksanıza… Pazarların........
