Emlak vergisinde yeni dönem zamanı
Türkiye’de emlak vergisi (arazi vergisi ve bina vergisi) mükellefi sayısı milyonlarla ifade edilebilir. Bir servet vergisi olarak, önemli bir gelir kaynağıdır. Ancak, tüm servet vergilerinde olduğu gibi, ana sorun servetin değerinin nasıl belirleneceğidir. Çünkü, alınacak verginin miktarını, vergi oranıyla birlikte bu değer (/matrah) belirler.
Ülkemizde elli beş yaşındaki Emlak Vergisi Kanunu (EVK), emlak bakımından bu değerin takdire dayalı şekilde belirlenmesine izin veren bir mekanizma öngörmüştür:
-Arsa ve arazilerde, takdir komisyonlarının her dört yılda bir belirledikleri arsa metrekare birim değeri,
-Binalarda ise, bu arsa metrekare birim değeriyle birlikte, Hazine ve Maliye ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanlıklarınca birlikte saptanan bina metrekare normal inşaat maliyetleri esas alınır.
EVK’daki diğer düzenlemeler de dikkate alındığında, yasa koyucunun taşınmaz değerindeki değişimleri dikkate alan, esnek ve -binalar bakımından ise- karma bir yöntem belirlemeye çalıştığı görülmektedir. Ancak belli ki bu yöntem iyi işlememektedir; işleseydi her dört yılda bir binlerce kişi soluğu yargı önünde almazdı.
Ülkemiz vergi hukukundaki önemli sorunlardan biri, konfor alanlarından kolay vazgeçilememesidir. Sistemsel sorunlar görülmekte, ama işleyiş bir şekilde yerleştiği için radikal........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar