Müşteri daha sormadan…
YZTD YK Üyesi & Fingate.io Co-CEO ERGİ ŞENER
Havalimanındasınız, güvenlikten yeni geçtiniz. Telefonunuza havayolunun uygulamasından bir bildirim düşüyor: "Uçağınızda iki saat rötar var, özür dileriz. Londra aktarmanızı kaçıracağınız için sizi 21.40'taki sefere aldık, koltuğunuz yine cam kenarı. Beklerken lounge'a davetlisiniz, biniş kartınız girişe tanımlı. Mil hesabınıza da 2000 mil eklendi."
Eskiden bu haberi kapıdaki ekrandan öğrenir, aktarma masasındaki kuyrukta yeni bir uçuş bulmaya çalışır, saatlerce de bir sandalyede geçirirdiniz. Şimdi havayolu şirketi, seyahatinizin geri kalanını sizinle düşünüyor ve sorunu daha sizin gündeminize girmeden çözüyor. Müşteri deneyiminde yeni dönem tam olarak burada başlıyor: Müşteri daha bir şey sormadan.
Müşteri sormuyor, ama biz müşteri deneyiminin kısa tarihini üç soruyla anlatalım. İlki "Müşteri ne dedi"ye odaklanıyordu. Şikayetler, anketler ve çağrı merkezi kayıtları raporlara girer, üründe gerekli düzenleme aylar sürebilirdi. Müşterinin sesi yaşayan bir girdi değil, çoğu zaman bir arşivdi.
Dijitalleşmeyle soru "Müşteri ne yaptı" oldu. Hangi ekranda beklediğini, sepetini nerede terk ettiğini anlık görebilir hale geldik. Ancak analitik yalnızca gösteriyordu; yorumlamak ve harekete geçmek hala insanın işiydi.
Bugünün sorusu ise "Müşteri neye ihtiyaç duyacak". Yapay zekâ, müşterinin geçmiş davranışlarından ve içinde bulunduğu bağlamdan bunu çıkarabiliyor; agentic AI ise bu anlayışı aksiyona dönüştürüyor. "Uçağınız iki saat rötarlı" demek bir bildirimdir. Bir sonraki uçuşa almak, koltuğu ayırmak ve lounge girişini tanımlamak ise hizmetin kendisidir.
Sürtünme artık bir veri
Şirketler yıllarca sürtünmeyi azaltmaya çalıştı: Daha az form, daha az tıklama, daha kısa bekleme. Bununla birlikte, sürtünme adımları da yapay zekâ ile anlam kazanıyor. Müşterinin takıldığı her adım,........
