menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diplomanın prestiji mi, ustanın kazancı mı?

61 0
28.08.2026

Eğitim bilimci ve yazar Doç. Dr. Özgür Bolat, çocukların meslek seçiminden yapay zekânın iş hayatına etkisine, üniversite diplomasının değişen değerinden ebeveynlerin ödül ve övgü yaklaşımına kadar uzanan geniş bir dönüşüme dikkat çekiyor. Bolat’a göre geleceğin dünyasında diploma kadar önemli olan; öğrenme becerisi, muhakeme, dayanıklılık ve değişen koşullara uyum sağlayabilmek.

Çocukların gelecekte han­gi mesleği yapacağı so­rusu, artık yalnızca anne babaların değil, iş dünyasının da gündeminde. Bir yanda ailelerin çocuklarını doktor, mühendis, avukat gibi prestijli mesleklere yönlendirme isteği, diğer yanda hızla değişen iş gücü piyasası var. Yapay zekâ giriş seviyesindeki iş­leri dönüştürürken, bir zamanlar “prestijli” kabul edilen meslekle­rin finansal karşılığı da yeniden tartışılıyor.

Eğitim bilimci ve Yazar Doç. Dr. Özgür Bolat’a göre mesele yal­nızca meslek seçimi değil. Ço­cukların nasıl yetiştirildiği, ba­şarısızlıkla nasıl tanıştığı, han­gi motivasyonla büyüdüğü ve iş hayatına hangi becerilerle girdiği de geleceğin çalışan profilini be­lirliyor.

Bolat’ın sohbetimiz boyunca çizdiği tablonun merkezinde ise şu soru var: Prestij mi, finansal güvenlik mi?

“Prestij ve finansal güvenlik çatışıyor” diyen Bolat, ailelerin çocuklarını hâlâ prestijli mes­leklere yönlendirdiğini ancak bu mesleklerin her zaman bekle­nen ekonomik karşılığı vermedi­ğini belirtiyor. Uzman doktorla­rın gelirleri ile bazı nitelikli usta­ların kazançlarını karşılaştıran Bolat, “Şu anda bir uzman doktor 120 bin lira alıyor. Bir usta ise bir günde 90 bin lira kazanabiliyor” örneğini veriyor.” Ona göre bu­rada mesele doktorlukla ustalığı karşılaştırmak değil, toplumun değişen ekonomik gerçeklikle birlikte “prestijli meslek” tanı­mını da yeniden düşünmesi.

Çocukların kariyer seçiminde ailenin beklentisinin de önemli bir sorun olduğunu belirten Bo­lat, kişinin önce kendi güçlü yan­larını, kişiliğini ve nasıl bir hayat istediğini keşfetmesi gerektiğini söylüyor. Yıllar önce geliştirdiği kariyer testinin 25 bin kişi tara­fından doldurulduğunu anlatan Bolat, kişilik özelliklerinin ka­riyer planlamasında daha fazla dikkate alınması gerektiğini vur­guluyor.

Şirketlerde başarılı bir çalışa­nı otomatik olarak yönetici yap­manın da doğru olmadığını be­lirten Bolat, “Herkes lider ol­maz; ancak lider olmak isteyen kişiye liderlik becerileri kazan­dırılabilir” diyor.

Yapay zeka gençlerin ilk basamaklarını yok ediyor

Geleceğin iş hayatındaki en büyük dönüşümün yapay zekâ üzerinden yaşanacağını belirten Bolat, özellikle gençler açısından önemli bir paradoksa dikkat çe­kiyor. Yapay zekâ deneyimli ça­lışanların işlerini kolaylaştırır­ken, gençlerin mesleğe ilk girdik­leri dönemde yaptıkları mekanik ve giriş seviyesindeki işleri de üstleniyor. “Yeni başlayan çocuk mekanik işlerde yapay zekâyla üst seviyedeki işi 22-23 yaşında yapabiliyor. Ama bu kendi öğren­me sürecini engelliyor.”

Bolat’a göre mesleğin ilk yılla­rında yapılan basit işler, ileride verilecek karmaşık kararların altyapısını oluşturuyor. Bu ne­denle “Yapay zekâyı en iyi kulla­nanlar, ona en az ihtiyaç duyan­lar.”

ABD’de 22-25 yaş grubunda­ki gençlerin işe alımlarında dü­şüş olduğuna ilişkin verilere de dikkat çeken Bolat, “Bu insanlar nasıl öğrenecek?” diye soruyor ve ekliyor: “Çalışmak yalnızca iş üretmek değil, aynı zamanda öğ­renmek. İş yaptırma ayrı, öğren­me ayrı. Öğrenme de ayrı bir me­sai.”

Diploma tek başına yetmiyor

Yapay zekânın üniversite dip­lomasının işveren açısından ta­şıdığı anlamı da değiştirdiğini belirten Bolat, diplomanın öne­mini koruyacağını ancak tek ba­şına yetkinlik göstergesi olmak­tan çıkacağını söylüyor. “Boğa­ziçi’nden mezun olan kişinin çalışkan olduğu varsayılıyordu. Ama artık diploma aynı sinyali vermiyor.”

Bolat, yapay zekânın öğrenci­lerin ödev, proje ve sınav perfor­manslarının ne kadarının........

© Dünya