menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asıl risk gözümüzün önünde

15 0
04.07.2026

Şirketlerin yönetim kurulların­da son yıllarda en çok konu­şulan konulardan biri risk yöne­timi. Yapay zekâ destekli tahmin modelleri kuruluyor, jeopolitik senaryolar hazırlanıyor, ekono­mik göstergeler yakından izleni­yor. Herkes bir sonraki büyük kri­zi öngörmeye çalışıyor. Ancak il­ginç bir çelişki var. Şirketleri en çok zorlayan gelişmelerin önemli bir bölümü aslında sürpriz olmu­yor. Tam tersine, aylar hatta yıllar öncesinden görülebilen, raporla­ra giren, toplantılarda konuşulan ama harekete geçmek için sürekli ertelenen riskler oluyor.

Bugün birçok yönetici gelecek­te ortaya çıkabilecek belirsizlikle­ri tartışmak için saatler harcıyor. Buna karşılık, kapıya çoktan da­yanmış sorunlar çoğu zaman gün­demin alt sıralarında kalıyor. Nite­likli çalışan bulamamak, yaşlanan iş gücü, dijital dönüşümün yavaş ilerlemesi, eskiyen teknoloji alt­yapıları, artan borç yükü ya da de­ğişen tüketici alışkanlıkları… Bun­ların hiçbiri beklenmedik geliş­meler değil. Buna rağmen birçok şirket bu başlıklara ancak sorun büyüdüğünde müdahale ediyor.

Risk yönetiminin en büyük pa­radoksu da burada başlıyor. Bi­linmeyeni tahmin etmeye çalışır­ken, herkesin gördüğü riskler göz­den kaçabiliyor.

"Gri gergedan" körlüğü

Uzun yıllardır iş dünyasında en çok konuşulan kavramlar­dan biri, ekonomist ve düşünür Nassim Nicholas Taleb'in orta­ya koyduğu "Siyah Kuğu" yak­laşımı oldu. Taleb, öngörülme­si neredeyse imkânsız, etkisi çok büyük olayların ekonomiyi ve şirketleri nasıl değiştirdiğini anlatıyordu. 2008 küresel finans krizi ya da COVID-19 pandemi­si bu kavrama........

© Dünya