İran’da domatesin kilosu 10, ekmeğin kilosu 16 liraya yükselmiş(!)
Ekmeğin kilosunun 18 liraya yükselmesi sorgulanıyor…
Bizde, 200 gram ekmek 15 lira ile 24 lira arasında satılıyor…
Tarımsal ürünlerde, son 2 haftada yaşanan fiyat yükselişi de eleştiriliyor…
Örneğin domateste kilogram fiyatının (marketlerde) 10 liraya çıkması, fırsatçılık olarak da nitelendiriliyor…
Ukrayna, Irak, Suriye, Ürdün gibi ülkelerde de:
Gıda fiyatlarında yaşanan yükselişe vurgu yapılıyor…
Tepki gösterilen fiyatların:
Türkiye’nin yüzde 75/80 altında olması dikkat çekiyor…
Türkiye’de fiyatlama alışkanlıklarının sosyo/kültürel nedenlerle değiştiğinin altı çiziliyor…
Ve altının çizilmesiyle kalıyor, gerisi getirilemiyor…
Örneğin, ocak/şubat aylarında, gıda fiyatlarında yaşadığımız fahiş yükselişin, nedeni tam olarak bilinmiyor ve tam olarak sorgulanmıyor…
Son 6 ayda (eylül-şubat) döviz fiyatlarındaki artış yüzde 4 civarında gerçekleşmiş;
Ve dünyada hammadde fiyatları gerilemişken…
İşlenmemiş gıda fiyatlarının “sadece ocak ayında” aylık yüzde 11.79 oranında yükselmesi;
Üstüne Şubat ayında yüzde 9’un üzerinde artmasının dayanağı neydi?(!)
Ocak ayındaki yüzde 6.6’lık ve üstüne Şubat ayındaki yüzde 6.9’luk gıda enflasyonunu “mantıklı/rasyonel nedenlerle açıklayamamamızın” verdiği diğer zarar mı?
Mart ayı enflasyonu için yapılan tahminlerde de aralık açıldı…
Gıda fiyatlarındaki artış için, “Yüzde 2’nin altında kalır” diye tahmin yürütenler de var, “Yüzde 6’yı bulur” diyenler de var…
Tahmin yürütürken, maliyetlerin/rasyonelliğin/bilimin kullanılamadığının da göstergesi…
Neresinden bakarsanız bakın, bir ekonomi için endişe verici…
Yeni yatırımları, geliştirmeleri ve planları beklentiler şekillendirirken;
Ve orta/uzun vadeli beklentilerde bindelik oranlar dahi “yatırımlar/üretim için” belirleyiciyken, aylık yüzde 4’lük sapmalar, ekonomiye ne katar?
