Ayçiçek yağı tüketimimizin yüzde 30’unu üretebilmek…
2019 yılı, eylül ayında, bu köşede, Ayçiçek üretimimize dikkat çekmiş, ithalatın daha da yükseleceğinin altını çizmişim…
“Yılda 1.6 milyon ton yağ tüketiyoruz...
Bunun 1.1 milyon tonu sıvı yağ...
Onun da yüzde 80’i ayçiçek yağı...
Milyonlarca dekar arazide ekim yapılmazken...
Dönümde 100-120 kg üretimle (Ki dönümde 200-250 kg ortalama ile üretebilen ülkeler var), 2.5 milyon dekarda tüm ihtiyacımızı karşılayabilecekken…
Yılda 1.9 milyon ton ayçiçeği üretiyoruz...
Yetmeyince, 1.2 milyon ton da ithalat gerçekleştiriyoruz…
Ekonomiyi temelinden vuran “işsizlik”, “döviz ihtiyacı” gibi sorunları da, bu yolla çözebilecekken...
Rusya’nın, Moldova’nın, Kosova’nın, Ukrayna’nın, Gürcistan’ın, Bosna’nın eline bakıyoruz…
Daha fazla kazansınlar diye de gümrük vergilerini düşürüyoruz!
“Verimli üretimi” öğretemememiz nedeniyle, “yabancı ile rekabeti düşük karlılıklarla devam ettirmeye çabalayan” yerli üreticimizi:
Üretimden daha da soğutuyor;
Gelecek yıllarda gerçekleştireceğimiz, daha yüksek ithalatın temelini atıyoruz…”
7 yıl sonra, bugün, ayçiçeğinde ne durumdayız?
2024’te üretebildiğimiz 1.9 milyon ton ayçiçeğinden, 758 bin ton ham yağ üretimi gerçekleştirildi…
Yani, Türkiye’nin 2.4 milyon ton olan ayçiçek yağı talebinin, yüzde 32’si yerli
üretim ile karşılanabildi…
Dünkü, Rusya verisi mi?
Ayçiçek yağında, yerlilik oranının daha da düşeceğinin, ithalatın daha da artacağının sinyallerini veriyor:
Savaş ve ambargolarla boğuşan Rusya’nın, 2026’nın ilk iki ayında ayçiçek yağı ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 51 artarak 622 bin tonu aştı…
İlk iki ayda, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre, yüzde 150 artarak 810 milyon dolara yaklaştı…
Rusya, bu ihracatının üçte birini Türkiye’ye yaptı…
Yani ayçiçeği yağında, Türkiye’nin sadece Rusya’dan yaptığı ithalat, ilk 2 ayda 233 milyon dolara ulaştı…
