Piyasanın dengeleyici rolüne izin verilecek mi?
Son dönemde yaşadığımız gibi, ekonomiye dışsal bir şok geldiğinde ekonomi yönetiminin önünde zor seçimler olur. Bütün etkiyi müdahalelerle sönümlemeye çalışırsanız, aslında yaptığınız şey maliyeti geleceğe ertelemek ve ileride daha büyük makro dengesizliklerle mücadele etmek zorunda kalmaktır. 2020 yılında gelen pandemi şoku ve sonrasında kur ve faizi beraber kontrol etme çabaları buna iyi bir örnek oldu.
Diğer bir seçenek ise hiç müdahale etmemek ya da çok sınırlı müdahalede bulunarak şokun tamamen piyasa dengeleri içinde çözülmesine izin vermektir. 2020 öncesinde bir ölçüde böyle yapıyorduk. Dışsal bir şok geldiğinde kur ve faizde belirgin dalgalanma oluyor, bu da finansal koşulları daraltarak ekonomide yavaşlamaya yol açıyordu. Bu durum kısa vadede daha sıkıntılı bir sürece neden olsa da, makro dengeler daha az etkilendiği için şok geçtikten sonra ekonomi hızlı toparlanabiliyor ve kalıcı zarar oluşmuyordu.
Döviz kuru ana çıpa olmaya devam ediyor
Ancak 2020 öncesinin önemli bir farkı, enflasyon algısının bugünkü kadar bozulmamış olmasıydı. Kurlardaki dalgalanmaya paralel olarak mal fiyatları da dalgalanıyor, ancak hizmet fiyatları daha istikrarlı seyrederek enflasyondaki oynaklığı azaltıyordu. Ayrıca o döneme kadarki tecrübe, kurdaki artışların geçici olduğu yönündeydi; bu nedenle enflasyona kur geçişkenliği çok daha düşüktü. Bugün ise bunun tam tersi geçerli.
Bu nedenle kurları dalgalanmaya bırakmak bir alternatif gibi görünmüyor. Bu yüzden de Merkez Bankası kuru son aylardaki patikasında tutmaya devam ediyor. Ancak bunun için döviz satışlarını artırmak zorunda kaldı. En son açıklanan 13 Mart tarihli........
