menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Piyasanın dengeleyici rolüne izin verilecek mi?

27 0
18.03.2026

Son dönemde yaşadığımız gibi, ekonomiye dışsal bir şok geldi­ğinde ekonomi yönetiminin önünde zor seçimler olur. Bütün etkiyi mü­dahalelerle sönümlemeye çalışırsa­nız, aslında yaptığınız şey maliyeti geleceğe ertelemek ve ileride daha büyük makro dengesizliklerle müca­dele etmek zorunda kalmaktır. 2020 yılında gelen pandemi şoku ve sonra­sında kur ve faizi beraber kontrol et­me çabaları buna iyi bir örnek oldu.

Diğer bir seçenek ise hiç müdahale etmemek ya da çok sınırlı müdaha­lede bulunarak şokun tamamen pi­yasa dengeleri içinde çözülmesine izin vermektir. 2020 öncesinde bir ölçüde böyle yapıyorduk. Dışsal bir şok geldiğinde kur ve faizde belir­gin dalgalanma oluyor, bu da finan­sal koşulları daraltarak ekonomide yavaşlamaya yol açıyordu. Bu durum kısa vadede daha sıkıntılı bir sürece neden olsa da, makro dengeler daha az etkilendiği için şok geçtikten son­ra ekonomi hızlı toparlanabiliyor ve kalıcı zarar oluşmuyordu.

Döviz kuru ana çıpa olmaya devam ediyor

Ancak 2020 öncesinin önemli bir farkı, enflasyon algısının bugünkü kadar bozulmamış olmasıydı. Kur­lardaki dalgalanmaya paralel olarak mal fiyatları da dalgalanıyor, ancak hizmet fiyatları daha istikrarlı seyre­derek enflasyondaki oynaklığı azaltı­yordu. Ayrıca o döneme kadarki tec­rübe, kurdaki artışların geçici olduğu yönündeydi; bu nedenle enflasyona kur geçişkenliği çok daha düşüktü. Bugün ise bunun tam tersi geçerli.

Bu nedenle kurları dalgalanmaya bırakmak bir alternatif gibi görün­müyor. Bu yüzden de Merkez Ban­kası kuru son aylardaki patikasın­da tutmaya devam ediyor. Ancak bu­nun için döviz satışlarını artırmak zorunda kaldı. En son açıklanan 13 Mart tarihli........

© Dünya