Küresel merkez bankaları temkinli bekleyişte!
Küresel piyasalar, jeopolitik tansiyonun yüksek seyrettiği bir dönemde dikkat çekici bir “soğukkanlılık” sergiliyor. ABD’de Donald Trump’ın İran’ın teklifini reddettiğini açıklaması ve Hürmüz’deki gemilere yönelik girişim sinyali vermesi, risk primini teorik olarak yukarı taşıması gereken gelişmeler. Buna rağmen ne hisse senedi piyasalarında ne de alternatif varlıklarda belirgin bir stres fiyatlaması görüyoruz. Aksine, risk iştahının kontrollü biçimde sürdüğüne şahit oluyoruz.
Bu tabloyu anlamlandırmak için üç kavram öne çıkıyor: TACO (Trump Always Chickens Out), TINA (There Is No Alternative) ve FOMO (Fear Of Missing Out). Piyasa katılımcıları bir yandan jeopolitik risklerin sınırlı kalacağını, diğer yandan ise likidite koşullarının hâlâ destekleyici olduğunu düşünüyor. Alternatif getiri alanlarının sınırlı olması, yatırımcıyı riskli varlıklarda kalmaya zorlarken, yükselişi kaçırma korkusu da bu eğilimi pekiştiriyor.
Makro cephede ise tablo daha karmaşık. Küresel merkez bankaları son toplantılarında faizleri sabit tutarken, enflasyonun yeniden yukarı yönlü riskler barındırdığına ve büyümenin zayıflayabileceğine dikkat çekti. Avrupa Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası daha sıkı bir duruş sinyali verirken, ABD Merkez Bankası’nın bekle-gör yaklaşımını koruduğunu görüyoruz. Bu ayrışma, orta vadede reel faizlerin küresel ölçekte aşağı yönlü bir patikaya girebileceği beklentisini........
