Müslümanlığımızın Sağladığı Artıları kaybettik
İdeallerimiz, inançlarımız, düşüncelerimiz ile yaşantımız arasındaki uçurum gün geçtikçe artıyor. İnandığımız, düşündüğümüz gibi yaşayamıyoruz. Müslümanlığımızın bize kazandırdığı güzellikleri, farklılıkları, artıları kaybediyoruz. Allah ile gönül bağımız zayıflıyor. Allah’ı ve ahireti daha az hissetmeye başladık. Namazımız rutin, donuk, takvamızı artırmayan, ahlakımızı güzelleştirmeyen içeriksiz bir amele dönüştü.
Belki biraz abartı gibi gelebilir, haksızlık gibi algılanabilir ama öz olarak dindarlarımız ile dindar olmayanlarımız arasındaki yaşantı farkı gittikçe azalıyor.
Dindarlar otokontrol mekanizmasını yitiriyorlar. Hâlbuki mümin bir insan kentini kontrol altına alan insandır. Kendini kontrol edebilen insandır… Dindar bir insan nefsani arzularını, şehevi arzularını, dünyevi arzularını kontrol altına alamıyorsa, onların tutsağı olabiliyorsa, onu yöneten, yönlendiren bu tür arzularsa, bu arzular onun hayatı üzerinde büyük etkiye sahipse, o dindar insan Rabbiyle istediği bağı kuramaz, ideallerini ve hedeflerini gerçekleştirecek bir iman ve motivasyona sahip olamaz.
Bizim sanal hayatımız ile gerçek hayatımız arasında dağlar kadar fark var. Hemen........
