İran Halkındaki Bu Cesaretin Kaynağı Ne?
Müslüman İran halkının cesareti, yiğitliği tüm hesapları altüst etti, tüm tuzakları bozdu, düşmanı ümitsizliğe düşürdü, dünyanın mazlum halkları için büyük bir cesaret ve moral kaynağı olurken şer güçleri şok edip hayal kırıklığına uğrattı.
Oysa hesapları, hayalleri bambaşkaydı… Hiçbir gücün kendilerine karşı duramayacağını, hiçbir halkın kendilerine diklenip meydan okumaya cesaret edemeyeceğini sanıyorlar ve bu sanılarını tüm dünyaya da pazarlıyorlardı. Ne yazık ki kontrol ettikleri devasa medya ve iletişim ağı sayesinde yoğun bir şekilde bu algıyı pompalayıp herkese kabul ettirmişlerdi.
İran İslam Cumhuriyetine yönelik tehdit dili yoğunlaşıp saldırı hazırlıkları geri dönülemez bir seviyeye ulaşınca tüm dünya İran’ın günlerinin sayılı olduğuna inanmaya başladı. İslam düşmanları büyük bir sevinç içinde İran’daki İslami rejimin yıkılacağı günleri beklerken Müslüman ve mazlum halklarda da bir hüzün ve korku dalgası hâkim oldu.
Hatta İran İslam Cumhuriyetine komşu birçok ülke sınırlarında teyakkuza geçti, güvenlik önlemlerini artırdı. Amerika ve Siyonist rejim İran’ı vurunca yüz binler halinde yaşanacak olan göç ve kaçış dalgasına hazır olmaları lazımdı. Başta devrik şahın Siyonist oğlu olmak üzere İranlı muhalifler, milliyetçi, laik, Batıcı kesimler İslami rejimden sonra İran’ı kimin yöneteceği tartışmasına tutuşup Amerika ve Siyonistlere şirin gözükme yarışına girdiler.
Hiç kimse İran İslam Cumhuriyetine hayatta kalma şansı tanımadı. Amerika bu konuda herkesi ikna etmişti. Televizyon kanalları, sözde uzmanlar ahkam kesmeye başladılar. İran’daki rejimin kaç gün içinde yıkılacağına dair tartışma programları birbiri ardınca yayınlanmaya başladı.
Ve Haçlı-Siyonist ittifakı bütün gücüyle saldırdı. İlk saatlerde İmam Hamaney ve çok........
