menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan’ın Emanetini Korumak

25 0
19.03.2026

Ramazan-ı Şerif’in o huzur veren gölgesi, bir ay boyunca ruhlarımızı serinlettikten sonra şimdi yerini Bayramın sevincine ve hüzünlü bir vedaya bırakıyor. Şehirler mahyalarla, sofralar bereketle, kalpler ise o kadim müjdeyle dolup taştı. Sevgili Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki: “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” Ancak şimdi bir yol ayrımındayız; Ramazan bitiyor, zincirler çözülüyor. Peki, biz bu bir ayda nefsimizin hangi "adımlarını" dizginlemeyi öğrendik? Ramazan boyunca susturduğumuz o huzursuz fısıltılar, Bayramdan sonra tekrar kapımızı çalacak mı? Cevap, Kur’an-ı Kerim’in bizleri sarsan o ortak uyarısında gizli: “Şeytanın adımlarına uymayın!”

Şeytanın bu "adımları", tarihin en eski hastalığı olan "üstünlük taslama" ile başlar. Şeytan, Hz. Adem’e secde emredildiğinde, “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” (A’râf, 12) diyerek kibrin ilk tohumunu atmıştı. Bugün bu sinsi adım; bazen bir ırkın diğerinden üstün olduğunu iddia eden ırkçılık maskesiyle, bazen servetiyle övünen bir zenginlik kibriyle, bazen de sadece dış güzelliğine aldanıp başkasını hor gören bir bakışla karşımıza çıkıyor. Bayramın o birleştirici ruhu, aslında bizi bu "ben" putundan kurtarıp kardeşlik iklimine taşımayı........

© Doğruhaber