‘Arınma’nın Arkasındaki Yüz Yıllık Hafıza
Siyaset sahnesi, kelimelerin içinin en rahat boşaltıldığı, en ağır kavramların en hafif heveslerle harcandığı bir tiyatroya dönüştü yine. Son günlerde malum odaklardan yükselen o iddialı, o cafcaflı sloganı duyuyorsunuzdur: "Arınma Zamanı!"
Kulağa ne kadar hoş ne kadar steril geliyor değil mi? Temizlik, şeffaflık, yeni bir sayfa...
Ancak bu slogan sahiplerinin bagajlarına bakınca, insan sormadan edemiyor:
İskilip Atıf Hoca’nın sızlayan kemiklerinden nasıl arınacaksınız? Sırf dayatılan bir şapkayı giymediği, inancının izzetini koruduğu için darağacına gönderilen alimlerin ahı, süslü salonlardaki sloganlarla temizlenir mi?
Mabetlerin ahırlara çevrildiği, ezanın aslından koparılarak susturulduğu, Kur’an’ın yasaklandığı, o karanlık dönemlerin vebali, bugünkü binalarınızın duvarlarına sinmişken, hangi deterjan bu lekeyi çıkarabilir?
Dersim’le, Şeyh Said hadisesinin yüreklerde bıraktığı derin yaralar ile ve bu........
