EBU UBEYDE İLE AYNI HAVAYI SOLUMAK
Aksa Tufanı, Siyonistleri şoka uğratırken, dünya uzun süre şaşkınlığı üzerinden atamamıştı.
Bunca zamandır abluka altında olmasına rağmen iman ve azmin neler yapabildiğini, neler yapabileceğini gördü dünya.
Bunca ajans, bunca haber merkezi gerçekleri olduğu gibi duyuramamıştı yıllardır.
Siyonist katiller, 80 yıldır devam eden işgalle birlikte sürekli vurdu, işkence etti, zindanlara binlerce insanı doldurdu; ama yaşananlar hep farklı aksettirildi.
Tüm dünya algıların peşinden sürüklendi, “holokost mağduru insanların yaşadıkları topraklarda Filistinli teröristlerin saldırılarından dolayı mağdur olduğu” yalanı işlendi sürekli.
Ortada işgal vardı, hak gaspı vardı, insani kaynaklara erişime engeller vardı; ama nihayetinde “en Filistin taraftarı olanlar” bile “iki devletli bir çözüm” ile işgali ve katliamları meşrulaştırma yoluna gidiyorlardı.
İşgalci Siyonist çete sürekli vuruyor, liderleri, komutanları, alimleri şehid ediyordu. Binlerce insanı alıkoyuyor, yıllarca süren işkenceli sorgulardan sonra zindanlarda esaret hayatı yaşatıyordu.
Esirlerin haklarını savunacak ne uluslararası bir kurum, ne bir devlet ne de bir lider vardı.
İslami direniş güçleri, tüm imkânsızlıklara rağmen dünyanın dördüncü büyük silahlı gücü olan işgalci Siyonist çetenin saldırılarına karşı direniyordu.
İşte 7 Ekim bu döngüde bir........
