Türkiye’de protokol, KKTC’de icraat
Koalisyon hükümeti her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘Ekonomik ve Mali Protokol’ kapsamında Ankara’dan yaklaşık 25 milyarlık mali destek alıyor…
Türkiye’nin yardımları sayesinde, Kuzey Kıbrıs’ın bütçesinden tek kuruş savunma harcaması yapılmıyor…
Protokolde 25 milyar TL öngörülüyorsa bunun 12 milyarı savunma maksatları için harcanacak…
Gerisi yatırımlar ve Taşınmaz Mal Komisyonu’nun ödemelerinde harcanacak…
Türkiye’nin yardımları sayesinde yarım kalmış hastane ve yol inşaatları bitirilecek…
Cari bütçenin giderleri ise KKTC tarafından karşılanacak…
Kuşkusuz; 4 yıl içinde 4 milyardan 50 milyara yükselen maaş ödemelerini yerel gelirlerle karşılamak kolay olmayacak…
Ekonominin krizde olduğu bir dönemde bunu başarmak kolay değildir…
O yüzden hükümetin gelirleri artırıcı, giderleri kısıtlayıcı yeni bir hamle başlatması gerekiyor…
Harcamaları kısmak mümkün müdür?..
Elbette mümkündür…
Gelinen aşamada KKTC’nin 30’dan fazla ülkede dış temsilciliğe ihtiyaç yoktur…
Buradan başlayıp ilerleyebilirsiniz…
Polis, sağlık ve itfaiye dışındaki tüm Resmi Hizmet Araçlarını satacaksınız…
Zarar eden devlet kurumlarını kapatacaksınız…
Ek mesaileri sonlandıracak adımları cesaretle atacaksınız…
Siyasi partilere devlet yardımını bir süre için durduracaksınız…
Gelirleri nasıl artıracaksınız?..
Gelirleri artırmak için öncelikle cesarete ihtiyaç vardır…
Fatura veya kasa fişi zorunluluğu getirecek, tüm kesimlerden vergi tahsili yapacaksınız…
Kira sözleşmelerini kesinlikle vergi denetimine alacaksınız…
Kira sözleşmesini ibraz etmeyen öğrencilerin üniversitelerde kayıtlarını yenilemeyeceksiniz…
Aynı şekilde çalışma izinlilerden konut kira sözleşmesini isteyeceksiniz…
Lüks tüketime vergi getirip, dar ve sabit gelirli insanların yaşamını kolaylaştıracaksınız…
Yanı başımızda Türkiye gibi dev bir ülke vardır…
Yakın mesafelerden ucuz ürün ithalatı yapmak suretiyle hem rekabeti artırır, hem de piyasayı ucuzlatırsınız…
Türkiye’nin altyapı sorunlarını çözmek için mali katkılarını zamanında ve doğru bir şekilde kullanmak da son derece önemlidir…
İki tane evin istimlak sorununu 14 yılda çözememek ne demek?..
İki evin istimlak sorunu çözülemeyince iki kilometrelik yol yapımının 14 yıl geciktirilmesi ve buna benzer sorunlar artık bu ülkenin gündeminden kalkmalıdır…
Hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin tartışmalar da artık sonlandırılmalıdır…
Temmuz ayına geldiğimizde bunu daha ciddi bir şekilde tartışmak doğru olandır…
