menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AMERİKA İRAN KARŞISINDA GERİ ADIM ATARKEN, AMERİKAN HEGEMONYASININ SON DEMLERİ Mİ?

13 0
18.06.2026

Ortadoğu son yarım yüzyıldır savaşların, işgallerin, darbelerin ve vekâlet çatışmalarının merkezi oldu. Bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri, bölgenin tartışmasız en güçlü aktörü olarak hareket etti. Kimi zaman doğrudan askeri müdahalelerle, kimi zaman ekonomik yaptırımlarla, kimi zaman da bölgesel ortakları ve vekil güçleri üzerinden bölgenin kaderini şekillendirmeye çalıştı.

Ancak son yaşanan İran-Amerika gerilimi ve ardından gelen geri adımlar, artık dünyanın eski dünya olmadığını gösteren tarihi gelişmeler olarak kayıtlara geçti.

Yıllardır dünyaya “yenilmez güç” olarak sunulan Washington yönetimi, İran karşısında beklediği sonucu alamadı. Savaşın ilk günlerinde yapılan açıklamalar, kullanılan sert dil ve verilen mesajlar, birçok çevrede Amerika’nın İran’a karşı uzun soluklu ve kapsamlı bir mücadeleye hazırlandığı yönünde yorumlandı. Fakat süreç ilerledikçe görüldü ki savaş meydanında kullanılan askeri güç kadar, toplumların direnci, ekonomik maliyetler ve uluslararası dengeler de belirleyici unsurlar haline gelmişti.

Amerika’nın karşısında bu kez Irak ya da Afganistan gibi işgal edilmesi kolay görülen bir ülke yoktu. Karşısında yıllardır ambargolar altında yaşamayı öğrenmiş, ekonomik baskılarla mücadele etmiş, bölgesel krizlere rağmen devlet yapısını korumayı başarmış bir İran vardı.

İşte savaşın seyrini değiştiren temel gerçeklerden biri buydu.

Washington’un hesapları askeri üstünlük üzerine kuruluydu. Ancak savaşın ilerleyen safhalarında ortaya çıkan tablo, askeri üstünlüğün her zaman siyasi sonuç üretmediğini gösterdi. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Vietnam’da dünyanın en büyük askeri gücü geri çekilmek zorunda kaldı.

Afganistan’da........

© Diriliş Postası