BİSMİLLAH… KÂİNATIN DİLENCİLİĞİNDEN KURTULUŞ!
Birincisi, düşmanlarına karşı kuvvetsizlik.
İkincisi, ihtiyaçlarına karşı sermayesizlik.
Bediüzzaman, Birinci Söz’de bu iki yaraya bir çare gösteriyor:
Çünkü besmelede acze mukabil tükenmez bir kuvvet, fakra mukabil bitmez bir bereket var.
Peki insanın düşmanları kim?
Bunlarla mücadele edecek ne kudreti var insanın ne de ömrünü bir dakika uzatacak iradesi.
Üstelik her gün doğan güneş, her gece çöken karanlık, birbirini takip eden mevsimler…
Hepsi ömür sermayesinden bir parça daha eksildiğini haber veriyor.
İnsan, kendi idam sehpasına doğru götürüldüğünü düşünüyor.
İnsanın bir lokma ekmeğe, bir yudum suya ihtiyacı var.
Fakat o lokmanın hazırlanması için toprağın, suyun, havanın, güneşin ve sayısız şartın bir araya gelmesi gerekiyor.
Bir lokmanın arkasında koca bir kâinat!
İnsanın ise bunlara hükmedecek sermayesi yok.
Demek ki insan, kendisini tehdit ediyor gibi görünen hadiselere karşı son derece kuvvetsiz; ihtiyaçlarını karşılayan nimetlerin karşısında ise nihayetsiz muhtaç.
Bediüzzaman’ın Birinci Söz’de dünyayı bir çöle benzetmesi bu........
