SÜRESİZ PRANGADAN ADİL GEÇİŞE: AYM’NİN NAFAKA KARARI NE ANLAMA GELİYOR VE NE YAPMALI?
Anayasa Mahkemesi, aile hukukumuzun on yıllardır kanayan, toplumsal barışı zedeleyen ve her iki tarafı da yapısal mağduriyetlere hapseden en kritik düğümlerinden birini çözdü. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve adeta bir ömür boyu prangaya dönüşen “süresiz” ibaresi artık iptal edildi.
Yüksek Mahkeme, yasama organına bu kaotik boşluğu doldurması için 9 aylık bir süre tanıdı. Bu karar, ne nafaka borçlusunu körü körüne koruma altına alan bir zafer ne de nafaka alacaklısını bir gecede güvencesiz bırakan bir yıkımdır. Bu karar, çağ dışı kalmış statik bir ezberin, modern hukukun ve toplumsal gerçekliğin dinamik terazisinde nihayet tartılması gerektiğinin tescilidir.
Şimdi önümüzde 9 aylık tarihi bir viraj var. Meclis, ne Batı’nın kadının iş hayatındaki gücüne güvenen “clean break” (tamamen bağları koparma) ilkesini körlemesine ithal edebilir ne de eski sistemin mağduriyet üreten yapısını makyajlayıp önümüze koyabilir. Türkiye'nin sosyo-ekonomik gerçeklerine, kadın istihdam oranlarına ve adalete uygun, rasyonel bir reform paketine ihtiyacımız var. Bu tarihi fırsatta, kanun koyucunun masasında bulunması gereken "Kademeli ve Esnek Süreli Nafaka" modelini üç temel sütun üzerinden şekillendirmek zorundayız:
1. Evlilik Süresine ve Emeğe Göre Kademeli Süre Sınırı
Nafakanın süresi,........
