menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KOMPOLO TEORİSİ Mİ, TEKNOLOJİK GERÇEK Mİ?

38 0
22.08.2026

Biz hala ülkelerin birbirleriyle tankla tüfekle savaşmalarını izliyor, savaşların hala böyle yapıldığını zannediyoruz... Oysa artık bu tür savaşlar üçüncü dünya ülkelerinde göstermelik gerçekleştiriliyor, oysa asıl savaşlar artık, teknoloji, istihbarat ve zihin kontrolü, ekranlar, beyaz perde. Yeni dünyanın teknolojik savaş jargonu böyle. Tüm bu yeni savaş konseptine biz ne kadar hâkim ve başarılıysak yaşanan ve yaşanacak bu tür savaşlarda da o kadar güçlüyüz anlamına gelir.

Evet, bir insanın zihnine giremeye biliriz, düşüncelerini okuyamayabiliriz... Peki, davranışlarını yönlendirebilir miyiz? Kafasının içinde olmayan sesleri varmış gibi hissettirebilir miyiz?

Bu soruları bugün sorsanız, bazıları hemen aynı cevabı verir: “Komplo teorisi!” Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa teknoloji, bizim “imkânsız” dediğimiz sınırları çoktan aşmaya mı başladı? İşte asıl masaya yatırmak istediğim yer de tam burası. Ama baştan peşin peşin söyleyeyim. Ben “Zihin kontrolü kesinlikle vardır” demeyeceğim, ama “Böyle bir şey asla mümkün değildir” de demeyeceğim.

Aslında her şey 2008 yılında yayınlanmış bir haber röportaj ile çıktı karşıma. Haberde öğretmenin anlattıkları dikkatimi çekti. Genç bir öğretmen, kafasının içinde iki kişinin karşılıklı konuştuğunu söylüyordu. Bazen işaretler, renkler, şekiller, kaynağını açıklayamadığı sesler. Dahası bu seslerin onun hayatına müdahale ederek onu yönetip, bedenine zararlar verildiğini söylüyordu. Bütün bunların bir “zihin kontrolü” operasyonunun parçası olduğuna inanıyordu. Daha da dikkat çekici olanı, benzer iddialarla insan hakları kuruluşlarına başvuran çok sayıda kişinin........

© Diriliş Postası