Orta Doğu’da güvenlik paradigması değişimi: Yeni bir bölgesel mimariye doğru
Orta Doğu’da güvenlik paradigması değişimi: Yeni bir bölgesel mimariye doğru
Orta Doğu, tarihinin en kritik kırılma noktalarından birini tecrübe etmektedir. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik müşterek saldırısı, Tahran’ın beklenmedik ve asimetrik bir askeri kapasiteyle karşılık vermesi, bölgedeki statükoyu temelinden sarsmıştır. Bu yeni askeri gerçeklik, Washington’ı diplomasi masasına dönmeye zorlamakla kalmamış; on yıllardır bölge ülkelerine sunulan “Amerikan güvenlik şemsiyesi” doktrinini de tartışmaya açmıştır.
Körfez ülkeleri, enerji kaynaklarının güvenliği ve rejim bekası noktasında stratejik bir yol ayrımındadır. ABD’nin bölgedeki üslerinin hedef alınabilirliği, “güvenlik vaadi” karşılığında tesis edilen himaye ilişkisinin sürdürülebilirliğini yitirdiğini kanıtlamıştır. Nitekim Katar........
