Geçmiş, gelecek ve şimdi dönüşümü
Geçmiş, Gelecek ve Şimdi Dönüşümü
Makrome Matematik Perspektifinden Zamanın Canlı Döngüsü
Klasik zaman anlayışında geçmiş geride kalmış, gelecek ise henüz oluşmamış kabul edilir.Şimdi ise bu iki zaman arasındaki kısa bir geçiş noktası olarak değerlendirilir.
Makrome Matematik yaklaşımında ise zaman yalnızca doğrusal akan bir yapı değildir.
birbirinden tamamen kopuk değildir.
Tam tersine bu üç yapı sürekli dönüşüm halindedir.
Geçmiş iz bırakır,gelecek olasılık üretir,şimdi ise bunları değerlendirerek yeni düğümler oluşturur.
Ortaya çıkan sonuç tekrar iz haline gelir ve geleceğin değerlendirme alanına dahil olur.
“kendini sürekli yeniden işleyen canlı bir örgü sistemi”
Şimdi: Aktif Değerlendirme Merkezi
Makrome Matematikte şimdi, pasif bir zaman noktası değildir.
geçmişten gelen izleri,
geçmişten gelen izleri,
geleceğe ait olasılıkları,
geleceğe ait olasılıkları,
aynı anda değerlendiren aktif bir merkezdir.
örüntünün şekillendiği,
örüntünün şekillendiği,
Burada sistem yalnızca veri taşımaz;aynı zamanda yön belirler.
Bu modelde geçmiş tamamen kaybolmuş değildir.
Her olay sistemde bir iz bırakır.
şeklinde taşınabilir.
“saklanmış veri alanı”
olarak düşünülebilir.
Bu nedenle geçmiş, uygun koşullar oluştuğunda yeniden aktif hale gelebilir.
Gelecek ve Olasılık Alanı
Makrome Matematikte gelecek tamamen boş bir alan değildir.
olarak sistem içinde bulunabilir.
henüz sabitlenmemiş ama etkide bulunabilen bir alan gibi düşünülebilir.
Şimdi, bu olasılıkları değerlendirerek yön seçer.
Makrome Matematikte düğüm:
gelecek olasılıklarının,
gelecek olasılıklarının,
anda birleşerek karar oluşturduğu noktadır.
Düğüm atılırken örüntü canlıdır.
Düğüm sonrasında ise bu örüntü iz haline gelir.
Örüntü → canlı oluş süreciİz → oluşmuş sürecin kaydı
olarak düşünülebilir.
Bilginin Zaman İçindeki Yolculuğu
Bir düşünce, konuşma veya makale bu modele örnek olarak değerlendirilebilir.
Örneğin bir makale yazılırken:
fikirler anda değerlendirilir,
fikirler anda değerlendirilir,
Makale yayınlandıktan sonra ise bu süreç bir iz paketine dönüşür.
Daha sonra başka biri bu makaleyi okuduğunda geçmişte bırakılmış iz yeniden aktifleşir.
geleceğe dair yönelimleri
geleceğe dair yönelimleri
ile birleşerek yeni bir değerlendirme süreci oluşturur.
Ve ardından yeni bir yorum düğümü ortaya çıkar.
Bu yorum da tekrar yeni bir iz paketine dönüşür.
Böylece bilgi doğrusal ilerlemez.
yeni örüntüler üretir.
yeni örüntüler üretir.
Geçmiş, Gelecek ve Şimdinin Dönüşümü
Makrome Matematik yaklaşımında:
sürekli birbirine dönüşebilir.
Geçmişte oluşan bir iz yeniden şimdiye taşınabilir.
Şimdide oluşan bir örüntü geleceğin izine dönüşebilir.
Geleceğe ait olasılıklar ise şimdi üzerinde yön etkisi oluşturabilir.
sabit bölmelere ayrılmış bir yapı değil,
“birbirini sürekli dönüştüren canlı katmanlar”
olarak düşünülebilir.
Makrome Matematikte zaman:
yalnızca akan bir çizgi değil,
yalnızca akan bir çizgi değil,
kendini yeniden aktive eden
kendini yeniden aktive eden
geçmiş tamamen kaybolmaz,
geçmiş tamamen kaybolmaz,
gelecek tamamen boş değildir,
gelecek tamamen boş değildir,
şimdi ise yalnızca geçiş noktası değildir.
şimdi ise yalnızca geçiş noktası değildir.
geleceğin olasılıklarını
geleceğin olasılıklarını
aynı anda değerlendirerek yeni örüntüler oluşturur.
Ve her örüntü zaman içinde yeniden iz haline dönüşerek sonraki düğümlerin verisine katılır.
Böylece zaman, doğrusal bir akıştan çok;kendini sürekli işleyen örgüsel bir dönüşüm alanı olarak düşünülebilir.
Bilgi, Frekans, Form ve İz Hafızası Temelli Biyolojik Model
Klasik biyoloji canlıyı;
zinciri üzerinden açıklar.
Makrome Biyoloji ise bu açıklamayı reddetmez; fakat buna ek olarak biyolojik yapıların yalnızca moleküler bileşimle değil, aynı zamanda bilgi, örüntü ve organizasyon katmanlarıyla da açıklanabileceğini araştırır.
sadece maddeden oluşan bir yapı değil,
bilgi taşıyan, kendini güncelleyen ve geçmiş durumlarının izlerini koruyabilen dinamik bir sistem olarak ele alınır.
Makrome Biyolojinin temel önermesi:
Her biyolojik yapı bir formdur.
Her form bir organizasyon örüntüsüdür.
Her organizasyon örüntüsü bir bilgi taşır.
Bu nedenle biyolojik sistemlerde incelenmesi gereken yalnızca madde değildir.
Maddenin nasıl organize olduğu da en az madde kadar önemlidir.
Bir elin varlığı yalnızca:
atomlarıyla açıklanamaz.
Aynı atomlar başka bir dizilimde saç olabilir.
Başka bir dizilimde karaciğer olabilir.
Başka bir dizilimde deri olabilir.
Dolayısıyla biyolojide belirleyici olan yalnızca içerik değil, örüntüdür.
Makrome Biyoloji bu örüntüyü "form bilgisi" olarak adlandırır.
3. İz Hafızası İlkesi
Canlı sistemler tamamen sıfırdan kuruluyormuş gibi görünse de birçok durumda önceki yapının izlerini taşırlar.
hücresel yeniden yapılanma,
bu duruma örnek olarak incelenebilir.
Burada önerilen soru şudur:
Canlı sistemler yalnızca mevcut genetik bilgiye göre mi hareket eder, yoksa geçmiş organizasyon durumlarının izlerinden de yararlanır mı?
Bu soru Makrome Biyolojinin araştırma başlıklarından biridir.
4. Rejenerasyon Problemi
Bazı canlılar kaybettikleri organları yeniden oluşturabilir.
yüksek rejenerasyon kapasitesine sahiptir.
Yeni oluşan yapı tamamen yeni mi kurulmaktadır, yoksa eski yapının örüntüsüne geri mi dönmektedir?
Makrome Biyoloji bu soruyu "iz hafızası" çerçevesinde araştırır.
5. Süreklilik ve Kesiklilik
Canlı organizma sürekli değişir.
Proteinler parçalanır.
Moleküller yenilenir.
Ancak organizmanın kimliği büyük ölçüde korunur.
Bu durum şu soruyu ortaya çıkarır:
Sürekli değişen bir sistem nasıl aynı organizma olarak kalabilir?
Makrome Biyoloji bu problemi:
DNA, Makrome Biyolojide merkezi öneme sahiptir.
Ancak DNA tek başına nihai açıklama olarak görülmez.
olarak değerlendirilir.
Asıl araştırma konusu ise bu bilginin çok hücreli yapılarda nasıl organize edildiğidir.
7. Biyolojik Koherens
Canlı yapıların çalışabilmesi için farklı ölçeklerde uyum gerekir.
katmanları arasında koordinasyon bulunmalıdır.
Bu koordinasyon Makrome Biyolojide biyolojik koherens olarak adlandırılır.
Koherens bozulduğunda sistem işlev kaybına uğrayabilir.
biyolojiyi yalnızca moleküllerin toplamı olarak değil,
bilgi, örüntü, organizasyon, iz hafızası ve koherens kavramlarıyla birlikte inceleyen tamamlayıcı bir araştırma çerçevesi önerir.
Bu yaklaşımın temel araştırma alanları:
süreklilik ve kesiklilik
süreklilik ve kesiklilik
DNA ve organizasyon ilişkisi
DNA ve organizasyon ilişkisi
I–X Matematikte Merkez İlkesi
Makrome Matematikte bir yapı yalnızca görünen geometrik biçimiyle değil, taşıdığı gizli eksenler, izler, ölçek ilişkileri ve değişen merkezler aracılığıyla değerlendirilir. Aynı yapı farklı açılardan farklı görünebilir ve bir ölçeğin çevresi başka bir ölçeğin merkezi hâline gelebilir.
Merkezden çevreye uzanan tek yönlü bir iz (yarıçap) olarak düşünülebilir.
I yapısının 45° dönüşümünden doğan alternatif yönelim olarak ele alınabilir.
Görünmeyen bileşenler, yapının potansiyel parçalarıdır.
Görünen form, daha büyük bir yapının izi olabilir.
Bir ölçeğin sınırı, başka bir ölçeğin merkezi olabilir.
Makrome Matematikte mutlak merkez yoktur. Merkez, gözlem ölçeğine göre değişebilir.
Denge durağanlık değil, değişen merkezler arasındaki uyumdur.
I ⇄ X (45° yönelim değişimi)
Yarıçap → Merkez → Ölçek → İz → Denge
• Merkez değişiminin matematiksel ifadesi kurulabilir mi?• X dışında başka temel yönelimler var mı?• Zaman da bir ölçek olarak ele alınabilir mi?• İz........
