menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Balkanlarda bütünleşme ve sessiz diplomasinin gücü; Balkan Barış Platformu

10 1
27.01.2026

Balkanlar, tarihin mirasıyla bugünün jeopolitiği arasında sıkışmış bir coğrafya. Etnik çeşitlilik, kırılgan devlet yapıları, çözülememiş kimlik sorunları ve büyük güç rekabeti, bölgeyi hâlâ potansiyel bir gerilim alanı olarak canlı tutuyor.

Balkanlar bir coğrafya adı olsa da Uluslararası İlişkilerde; ülkelerin parçalanması, bölünmesi ve etnik çatışmanın baş gösterdiği toplumsal olayları tanımlamak için negatif çağrışım yapan bir terim olarak da kullanılmıştır.

Tam da bu nedenle Balkan Barış Platformu’nun İstanbul’daki ikinci toplantısı, sıradan bir diplomatik buluşmanın ötesinde, dikkatle okunması gereken stratejik bir gelişme niteliği taşıyor.

Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı için; Türkiye, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistan Dışişleri Bakanları İstanbul’da bir araya geldi.

Bu platformun asıl değeri, yüksek sesli deklarasyonlardan ziyade diyalog kanallarını kurumsallaştırma iddiasında yatıyor. Balkanlar gibi güvensizliğin yapısal bir unsur olduğu bir bölgede, tarafların resmi baskılar olmadan bir araya gelebileceği her masa, başlı başına bir kazanım sayılmalı. İkinci toplantı, bu anlamda ilkine kıyasla daha olgun, daha somut ve daha gerçekçi bir çerçeve sundu.

Jeopolitik açıdan bakıldığında platformun en dikkat çekici yönü; Balkanlar’ı küresel güç rekabetinin edilgen bir sahası olmaktan çıkarma arayışıdır. Ukrayna savaşı, enerji güvenliği, göç hareketleri ve Rusya, Çin, AB ve ABD gibi aktörlerin bölgedeki etkisi artık kaçınılmaz başlıklar. Platform, bu konuları soyut barış söylemlerinin ötesine taşıyarak, tartışılabilir ve yönetilebilir bir zemine çekmeye çalışıyor.

Bu noktada Türkiye’nin rolü özel bir parantezi hak ediyor. Balkan Barış Platformu, Türkiye’yi Batı ile Doğu........

© Dikgazete.com