menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara’nın güvenlik mimarisi: Yeni cepheler değil, yeni bir düzen

10 0
27.10.2026

Mehmet Yıldırım yazdı;

Ankara’nın güvenlik mimarisi: Yeni cepheler değil, yeni bir düzen

İstanbul’da Avrupa ile bölgesel güçler; Tahran’da ise farklı bölgesel aktörler aynı güvenlik denkleminin parçaları olarak öne çıkıyor. Ankara’nın önündeki fırsat, bu temasları kalıcı bir mekanizmaya dönüştürmek: Krizleri önceden gören, savaşın yayılmasını engelleyen ve Türkiye’nin güvenliğini bölgesel istikrarla birlikte ele alan bir düzen kurmak.

Türkiye sadece seyirci kalamaz!..

Orta Doğu’da bir kıvılcımın bölgesel savaşa dönüşmesi, Hürmüz’deki bir krizin enerji piyasalarını sarsması, Karadeniz’deki çatışmaların; Avrupa güvenliğini etkilemesi artık birbirinden ayrı meseleler değil. Güvenlik, sınırların ötesinde şekilleniyor.

23 Ekim’de İstanbul’da düzenlenen R4 ve R4 E3 toplantılarıyla 26 Ekim’de Tahran’da gerçekleştiği belirtilen temaslar; Ankara’ya farklı ülkeler arasında diyalog kurma imkânı sunuyor. Ancak diplomatik toplantılar tek başına güvenlik mimarisi oluşturmaz.

R4 (Regional Four / Bölgesel Dörtlü); Orta Doğu ve çevre bölgelerdeki güvenlik krizleri, istikrar arayışları ve diplomatik koordinasyon amacıyla bir araya gelen dört ülkeyi kapsar: Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan

E3 Ülkeleri (European Three /Avrupa Üçlüsü); Avrupa'nın önde gelen ve dış politikada genellikle ortak hareket eden üç büyük devletini ifade eder: Birleşik Krallık (İngiltere), Almanya, Fransa

Ankara’nın hedefi, ülkeleri aynı fotoğrafta buluşturmak değil; kriz anında birlikte hareket edebilecekleri bir iletişim ve iş birliği sistemi kurmak.

İlk adım: Kriz çıkmadan telefon diplomasisi…

Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır başta olmak üzere ilgili ülkeler arasında sürekli çalışan bir kriz iletişim mekanizması kurulmasını önerebilir. Avrupa ülkeleriyle de bu mekanizmanın konu bazlı bağlantıları oluşturulabilir.

Amaç, her konuda anlaşmak değil; askerî gerilim, sınır aşan saldırılar veya deniz yollarına yönelik tehditler ortaya çıktığında yanlış hesaplamaları önlemek.

Ankara bunun için dışişleri ve güvenlik yetkililerinden oluşan bir temas ağı, acil toplantı prosedürü ve düzenli bilgi paylaşımı takvimi önermekte. İlk somut sonuç, kriz anında kimin kimi arayacağının ve hangi kanaldan iletişim kurulacağının önceden belirlenmesi olacaktır.

Hürmüz’den Karadeniz’e ortak........

© Dikgazete.com