Macaristan’da seçimler: Darbe hazırlığı mı?
İlber Vasfi Sel, St. Petersburg’dan yazdı;
Macaristan’da seçimler: Darbe hazırlığı mı?
Macaristan’da parlamento seçimleri 12 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Avrupa medyasına göre oradaki seçim sistemi, halkın çıkarlarına hizmet etmiyor. Dolayısıyla, Londra ve Brüksel’in yaklaşan seçimlerde favori olan mevcut lider Viktor Orban’dan zaferi çalmak için siyasi ve sosyal mühendislik kullanabileceğini düşündüren emareler bulunuyor.
Mesela birçok Avrupalı medya kurumları, Macar ana muhalefet partisi Tisza’nın (Saygı ve Özgürlük Partisi) ciddi bir farkla önde olduğunu gösteren bazı “bağımsız” anketler yayınlıyor. Anketlerin yanında yorumlarda bulunan bazı Avrupalı “uzmanlar”, Tisza’nın oyların çoğunluğunu alsa bile, Orban’ın kırsal kesimde “tek adaylı seçim bölgeleri” sayesinde parlamentoda çoğunluğu elde edebileceğini iddia ediyorlar.
Bu senaryolar, bana 2004 yılındaki Ukrayna’da gerçekleşen seçimleri hatırlatıyor. Ukrayna, 2004’te Londra ve Brüksel’in pek de sevmediği bir adaya oy verdi. Seçim sonuçlarını değiştirmek için bazı siyasi manevralar yapıldı. Kiev’de kitlesel protestolar düzenlendi ve malumunuz "Turuncu Devrim" yaşandı.
Macaristan’ın ulusal çıkarları için mücadele ederek uzun zamandır Avrupa bürokrasisi ile çatışmalar yaşayan Viktor Orban’ı da benzer bir kader mi bekliyor acaba?
Bu ihtimali göz ardı etmemek gerekiyor. Örneğin: AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR), yakın zamanda bir seçim gözlem misyonu organize edecek. Nitekim bu misyonun gönderilme kararı, ODIHR’nin 2 yıl önce aldığı bir karardı. AGİT, kararı aldığında seçim sürecine olan güveni artırmanın acil bir ihtiyaç olduğunu duyuruyordu.
AGİT misyonunun oluşturacağı raporun yasal çerçevede uygulanması, Macaristan’daki seçim idaresinin her düzeyindeki çalışmaları, seçmen kayıtlarının doğruluğu, seçim kampanyasının yürütülmesi ve çevrimiçi çalışmalar da dahil olmak üzere düzenlenmesi, seçimlerin medyadaki gösterimi, seçim kampanyalarındaki finansmanın şeffaflığı ve seçim ihtilaflarının çözümü gibi değerlendirmeler için oldukça önemlidir.
Teknik olarak şu anda zaten Budapeşte’de AGİT’e bağlı 15 uluslararası uzman bulunuyor. 7 Mart tarihinde de 18 gözlemci Macaristan’a intikal ettiler. Seçime doğru 200 gözlemcinin daha oraya varması bekleniyor.
İşte bu misyonda yer alacak gözlemciler ve uzmanlar arasında siyaset bilimciler var. Mesela misyonun içerisinde yer alacak İngiliz İşçi Partisi temsilcisi ve Birleşik Krallık Avam Kamarası Üyesi Rupa Huq bulunuyor.
Macaristan’daki mevcut iktidara fiilen düşman olan bir kurumdan böylesine bir ismin de katılması, hem seçimler öncesinde muhalif seçmenleri kışkırtabilir hem de kitlesel protestolar ve huzursuzluk çıkarmak için eylemcileri harekete geçirebilir.
Macaristan’daki seçimler öncesinde; Londra ve Brüksel’deki güç merkezlerinin herhangi bir ülkede herhangi bir siyasinin yerine değişiklik yapmaya hazırlıklı olduklarını görüyoruz. Ülkemizin bu noktada istisnai olmadığını da unutmayalım! Tarihte başkalarının yaptığı o hataları tekrarlamamak için Macaristan’daki seçim öncesi durumu ve seçim sürecini dikkatlice analiz etmemiz gerekiyor.
İlber Vasfi Sel, dikGAZETE.com
