İlk izlenim
Bir insanla ilk kez karşılaştığımızda, çoğu zaman henüz tek bir cümle kurulmadan bir yön belirir. Sözcükler daha ortada yoktur ama beden ve zihin çoktan pozisyon almıştır. Yaklaşmak isteriz ya da geri çekiliriz. İçimizde bir rahatlama yayılır ya da adını koyamadığımız bir huzursuzluk dolaşmaya başlar. His nettir; gerekçesi ise çoğu zaman sisli bir alandadır.
Bu ilk yönelimi genellikle ‘sezgi‘ diye adlandırırız. Oysa bu his, çoğu zaman yalnızca o ana ait değildir. Geçmişten taşınan izler, öğrenilmiş beklentiler ve zihnin belirsizliği sevmediği için aceleyle kurduğu anlamlar bu hissin içine karışır. Yani sezgi dediğimiz şey, saf ve boş bir alan değil; hatırlananlar ve varsayılanlarla dolu bir zemin üzerinde oluşur.
Bu mekanizma romantik karşılaşmalarla sınırlı değildir. Aynı süreç bir arkadaşlıkta, bir iş görüşmesinde, bir ekip toplantısında ya da kısa bir tanışmada da devrededir. Bazı insanlarla iletişim kendiliğinden akar; bazılarıyla daha ilk anda görünmez bir mesafe oluşur. Henüz bilinçli bir karar verilmemiştir ama yön az çok bellidir.
İlk izlenim çoğu zaman bilinçli bir değerlendirmeden önce oluşur. Zihin henüz bu karşılaşmanın ne anlama geldiğini tartmadan önce, ilişkisel alanda bir hareket başlar. Alan açılır ya da daralır. Bu hareket düşünceden çok bedende hissedilir: yaklaşma ya da geri çekilme.
Bu ilk eğilim güçlüdür ama mutlak değildir. Zamanla yumuşayabilir, değişebilir, hatta tersine dönebilir. Yani ilk his, nihai bir hüküm değil; geçici bir konumlanmadır. Öte yandan etkisi küçümsenemez. Çünkü zihin, bu ilk pozisyonu merkez alarak devamını kurgular.
His oluştuktan sonra akıl devreye girer. Ortaya çıkan duyguyu makul kılacak tanımlar bulunur: samimi, soğuk, güvenilir, itici. Ancak bu tanımlar çoğu zaman sürecin başı değil; sonradan yazılmış gerekçelerdir. His çoktan oluşmuştur, akıl yalnızca ona tutarlı bir hikâye ekler.
İnsan zihni belirsizliği sevmez. Askıda kalmak, “henüz bilmiyorum” demek zordur. Bu yüzden zihin, elindeki sınırlı ipuçlarıyla hızla bir çerçeve kurar. Boşluklar varsayımlarla doldurulur. Ortaya çıkan şey çoğu zaman........
