menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tanıl Bora ve 'Cereyanlar'…

148 0
28.02.2026

Tanıl Bora ve 'Cereyanlar'…T

Tanıl Bora, ben Mülkiye ikinci sınıftayken Can Hamamcı hocanın dersine Yugoslavya konusunu anlatmak üzere gelmişti. İlk kez o gün görmüştüm kendisini. Biz daha çocuktuk, o da gençti. Sonrasında yıllarca takip ettim, o da Radikal 2’de yazdıklarımı okurmuş.

30’lu yaşlarımda çalışma yönümü biraz değiştirmeye başladım. Anayasa tarihiyle ilgileniyordum, ancak o güne dek yazılmış ve klasikleşmiş birbirinden değerli birkaç kaynak eserden farklı bir şeyler söylemek, onları tekrar etmemek gerekiyordu.

Kendime yol ararken düşünce tarihiyle ilgilenmeye başladım ve zamanla düşünce tarihiyle anayasal gelişmeleri kaynaştırmanın gerekliliğini iyice kavradım. Ziya Gökalp bilmeden, Akçura okumadan, Kadro ve YÖN ile haşır neşir olmadan, Necip Fazıl’dan habersiz; Başgil’in dergi ve gazetelerdeki yazılarına, Ahmet Kabaklı’ya, Tercüman Gazetesi’ne göz atmadan ülke anayasacılığının tarihsel gelişimini kavramak güçtü.

Mülkiye Anayasa Kürsüsü’nde Mümtaz Sosyal hocadan itibaren farklı bir anayasacılık geleneği yerleşmişti, ancak bana kalırsa yerleşik geleneğimiz Osmanlı-Türk düşünce yaşamının evrelerini de içermeliydi. Peki, nasıl? Bu iddiamı şu ana dek amaçladığım şekilde gerçekleştirdiğimi söyleyemem, çabalıyorum. Eğer üniversiteden bir kez daha atmazlarsa ve erken ölmezsem biraz daha yol alabileceğimi tahmin ediyorum.

İşte bu yol-yordam arayışımda iki ders benim için çok yararlı oldu. Tanıl Bora Mülkiye’de düşünce yaşamı ve ideolojilere dair, çok rağbet gören bir lisansüstü ders veriyordu. Diğeri, Tanıl Bora ve sosyoloji hocası Aykut Çelebi’nin birlikte sürdürdüğü faşizm dersiydi. İkisine de misafir olarak girip bir köşede oturuyor, not tutuyor ve kaynakları okuyordum.

Büyük zevkle kenarına iliştiğim, Alev Özkazanç ve ceza hukukçusu Tuğrul Katoğlu’nun verdiği ve cezanın tarihini anlatan bir üçüncü ders de vardı, yeri gelmişken anmış olayım. Özkan Agtaş’ın nefis mi nefis ‘Ceza ve Adalet’ (2013, Metis) başlıklı kitabı, bildiğim kadarıyla biraz da o dersin bir ürünüydü. Tanıl Bora’nın tek başına ve Aykut Çelebi’yle birlikte açtığı dersler ise benim için her bakımdan çok yararlı oldu.

‘Cereyanlar’ kitabı, yıllar süren bu derslerin ve yakından tanık olduğum yoğun emeğin bir ürünü olarak doğdu. Tanıl Bora çok zor bir işe girişti ve tamamladı. Böyle bir çalışmanın başındayken önemli çeviriler yapmaktan geri kalmadı ve her zaman olduğu gibi haftalık yazılarını, Birikim ve İletişim görevlerini de sürdürdü.

Ankara Üniversitesi’nden toplamda 100’ün, Mülkiye’den ise 30’un üzerinde akademisyen 7 Şubat 2017 tarihinde çıkarılan bir OHAL KHK’sıyla atılınca, Tanıl Bora da uzun süredir verdiği bu........

© Diken