'Vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşın' sizi dinlemek istediğinden emin misiniz?
'Vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşın' sizi dinlemek istediğinden emin misiniz?'
Sevgili Ali Duran Topuz, 2024’te İletişim’den çıkan ‘Cumhuriyet Tarihinden Yüz Portre’ (derleyenler, Koçak ve Bora) kitabına yazdığı Kemal Kılıçdaroğlu portresinin sonunda şöyle diyordu: “…İş ikinci tura kalınca güleç, sakin ve edepli aday gitti, içinden zenofobi rüzgarına kapılmış, öfkeli bir sağcı fışkırdı. Heyhat kaybetti… En vasat sürprizi kurultayda yaptı: Özgür Özel’e yenildi, sonucu beklemeden çıkıp gitti.” (411)
Daha önce de yazdım, ilk Kılıçdaroğlu yazım 2009’da yerel seçimler esnasındaydı (Radikal 2’de). ‘Kılıçdaroğlu ve Bekaroğlu’ başlıklı makalede, yıldızı giderek parlayan Kılıçdaroğlu’nun, partisini Baykal’dan kurtarmasını dilemiştim. Garip biçimde, oldu.
Sonraki yılları bilmeyen yok; becerileri sınırlı, her konuda katı bir bürokrat gibi düşünüp tepki veren, kimlikleri ve üslubu sayesinde toplumsal gerilimleri yumuşatma potansiyeline sahip bir siyasetçi profiliydi. Hakkında çok yazdım, eleştirilecek tutumlarını eleştirdim, desteklenmesi gerektiğini düşündüklerimi destekledim. Pırıltısızlığı, bazen kontrol etmekte zorlandığı hırsı, beceriksizlikten mi yoksa niyet kötülüğünden mi verdiğini anlamakta kararsızlık yaşadığım kimi yaşamsal kararları… Hepsi bir yana, yıllar boyu ‘aslında dürüst biri’ olduğunu düşündüm. Birkaç yıldır........
