Dünyanın en lüks lokantası
Dünyanın en lüks lokantasıD
Listeler, rehberler yapmayı seven bir dünyada yaşıyoruz. Ne yiyip içeceğimizin, ne giyeceğimizin senaryo halinde elimize tutuşturulması hayatımızı kolaylaştırıyor.
Bun karşılık son birkaç yıldır ‘quite luxury, stealth wealth’ (sessiz lüks, eski para) gibi lafları daha çok duyar olduk. Bağıran logolar, illa ki gidilmesi gereken yerler, atılan çentikler yerine sadece antrenmanlı gözün görebileceği, logosuz nesneler gerçek lüks sayılıyor. Zaten lüks lafının kendisi lüks olmaktan çıkmış durumda. Lüks yat diye andığınızda artık o yat lüks olmaktan çıkıyor. Hal böyle olunca, dünyanın en lüks lokantasındaydım diyebilirim. Sessizinden lüks.
Tayfun Gökşin’in yıllardır aynı kalite, sadelik ve lezzette sürdürdüğü projesi Trata Ayvalık yeme içme sektöründe süzülmüşlüğün en üst mertebelerinden biri kanımca. Gökşin yıllardır kapısı bacası olmayan ama ruha ve inanılmaz bir iş disiplinine sahip bir ‘restoran’ ‘işletiyor. Her gün açık değil. Daha yoğun düzenlendiği dönemler oluyor ama takvimdeki dağılımı leopar lekeleri şeklinde.
Cundalı bir balıkçının evladı olan ve damarlarında deniz dolaşan Gökşin çok iyi bildiği bölgenin rüzgarına, güneşinin batım açısına her seferinde farklı bir nokta belirliyor. Önceden online duyurulan Trata buluşmasına rezervasyonunuzu yaparken nerede olacağını bilmiyorsunuz, kaç tabak yiyeceğinizi biliyorsunuz ama tabakların içeriğini bilmiyorsunuz. Rezervasyonunuzun gelip çattığı gün telefonunuza tatlı bir mesaj geliyor. Mekân detaylarını, nasıl ulaşacağınıza, nasıl tanıyacağınıza dair bilgileri alıyorsunuz.
İş için geldiğim Ayvalık’ta Trata’ya denk gelmek ve yer bulmak İtalyanların deyimiyle pasta üzerindeki kiraz oldu. İş için geldiğim yer Roma yanarken, püfür püfür esen bir Ayvalık ve yanımda arkadaşım, iş arkadaşım Luca Mencaglia, 26 sene önce açıldığı günden beri........
