menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şiirlerden vedalara Anneler Günü portresi

55 0
10.05.2026

Şiirlerden vedalara Anneler Günü portresiŞ

Annem ve Kuşlar başlıklı bir şiiri var Sennur Sezer’in; hiçbir zaman baştan sona okuyamadım. Bana kalırsa zaten okunamuyor şiir. Kötü olduğundan mı? Asla! Trajedi o kadar güçlü ki sevginin sarmaladığı kollardan dile gelen acı bir yerde gelip sert bir darbeyle şiiri okunamaz kılıyor.

Annenin hasta çocuğunu yaşatmak için ödediği diyeti dışavuruyor şiir. Oysa ve ne yazık ki kimse o duygunun fotoğrafını çekmemiş. Şiir söğüt saplı bir Bursa bıçağı gibi gelip saplanıyor insanın kalbine, okuma bir yerde kesiliyor ve sonra işte herkes kendi meşrebince devam ediyor hayata.

Ahmet Erhan düpedüz hayırsızıdır annesinin. Evi barkı sorar annesine, olanı biteni, mahalleyi, sakinlerini mahallenin. Üzülmüştür. Yenilmiştir. Arkasından kurşun sıkılmıştır. Şair hayata sıkılmıştır. Canı sıkılmayanlara James Dean şiirinde bunun nedenini sormuştur. Bir yanardağ patlaması gibi sorar şair. Şair bu sorar. Sormak şair içindir, özellikle de canı sıkılmayanlar için soru üretir şair.

Yüreğimi bir kalkan bilip sokaklara çıktımKahvelerde oturdum çocuklarla konuştumSıkıldım, dertlendim, sevgilimle buluştumBu gün de ölmedim anne.

Oradan geçiyor yolumuz, kapısında ölümü tadacağımız yazıyor. Orada toprağa vermiştik küçük İskender’i. Anılar ve arkadaşlıklar. Oğlunun adını veda koyan annelerin yaşadıkları, kimi geleceğini veriyor toprağa, kimi yalnızlığa bir çocuk daha doğruyor. İskender’i özlüyorum.

kızının adını sarmaşık koy annehayata ve hayale sarılarak büyüsünoğlunun adını veda koy annehayatı ve hayali terkederek büyüsün

Hani öyle diyor Bay Cemal. Annesi çok küçükken öldüğü için önce öpülüp sonra yeniden doğmak istiyor dizelerinde. Babası öldüğünde hamamda ve sabunluyken ağlıyor ama üvey annenin biçtiği bir ömrün imzasını atıyor darphanede paranın üstüne. Yeniliyor o da hayata, kuyulara sarkıtılan bir çocukluğun uzayan saçlarından kim sorumlu olabilir ki? Ya da hangimiz sorumlu değiliz bundan?

Pâre bir Orhan Alkaya kitabıdır ve Bay Mandrake şair Metin Altıok Şiir Ödülü’ne........

© Diken