menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her şey konuşuyor

13 0
28.01.2026

Yazın son günleri olmasına karşın sıcaktı.

Henüz sayfaları çevirdiğimde, anlatının farklılığına kapılmıştım ama; hayat her zaman kendi matematiğini kurar.

Türkiye’den epey uzakta olduğum günlerde yeniden başlayıp bitirdim romanı…

Melida Tüzünoğlu yazmış. ‘Her Şey Konuşacak’.

Gerek meseleyi ele alışı gerekse biçemi ve bakış açısıyla beğendiğimi söylemeliyim.

Ancak kendi okurunu seçecek bir roman olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek gerek.

Sanırım yazar da tecimsel başarı peşinde koşmak yerine, kahramanın kumaş, lif, elyaf, tasarım, artık ürünler ve nesneler olduğu ve bunların söz alarak, Aral Gölü’nden Angora keçisine geniş bir coğrafyada tüketim ekonomisi, kirlilik, ekoloji ve moda üzerinden dünya düzenine bakan bir roman deneyimine girişme ihtiyacını hissetmiş.

Küresel kapitalizmin yol açtığı ekolojik sonuçlar fonda gibi görünse de ağırlığını epeyce hissettiriyor. Bir taraftan Baltalimanı Antlaşması, diğer taraftan Prenses Diana derken yakın ve uzak-yakın tarihe farklı projeksiyonlar tutan bir çalışma olmuş.

Bizim okur genelde dramatik olanın peşindedir. Hele ihanet ve cinayet varsa… Geçmiş sırlar filan da içindeyse doğrusu tadından yiyemez. Survivor’da bile mahalle kavgasıyla ergen dedikodusu kıvamındaki bölümler en ilgi çeken yerler olduğuna göre, herkes sabah programlarından şikayet ederken reytinglerin tavan yaptığına bakılırsa; gerçekçi olalım öyle bilginin de sevginin de peşinde........

© Diken