KKTC Seçimlerini Anlamak: Tufan Erhürman Neden Kazandı?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 19 Ekim’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)’nin adayı Tufan Erhürman kazandı. Resmi sonuçlara göre Erhürman oyların (b,76)’sını alarak KKTC’nin 6. cumhurbaşkanı oldu.
En yakın rakibi, KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2022 genel seçimlerinde toplam oy oranı (S,47) olan iktidardaki Ulusal Birlik Partisi (UBP), Demokrat Parti (DP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP) koalisyon hükümetinin desteğine rağmen oyların ancak (5,81)’ini alabildi. Böylece KKTC tarihinde Rauf Denktaş’tan sonra iktidardaki hiçbir cumhurbaşkanının ikinci kez seçilmemesi ve her cumhurbaşkanlığı seçiminde farklı bir siyasi görüşün cumhurbaşkanlığı makamında temsil edilmesi geleneği de devam etmiş oldu.
Tufan Erhürman aynı zamanda, ülke tarihinde Rauf Denktaş’tan beri bu kadar yüksek bir oy oranına ulaşabilen tek lider. Bu da elbette ki ülkede ciddi bir milli mutabakata işaret ediyor. Sadece kendi partisi olan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)’nin ya da bu dönem aday çıkarmayarak kendisine destek veren Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP)’nin seçmenlerine değil, ülkedeki diğer siyasi partilerin seçmenlerine de hitap etmiş gözüküyor. Öyle ki yıllardır UBP’li belediye başkanının görev yaptığı Güzelyurt’ta ve tarihsel olarak sağ tandanslı partilere oy veren, UBP’nin kalesi sayılan, genellikle Türkiye kökenli göçmenlerin yaşadığı İskele bölgesinde de halkın geniş kesiminin desteğini aldı.
Erhürman’ın Zaferi ve Seçimin Kaybedenleri
Tufan Erhürman’ın kazanması Kıbrıs Türk toplumunu ve siyasetini iyi takip edenler için sürpriz değil. Erhürman’in zaferi her ne kadar Türkiye medyasında Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne dair vizyonuna atfedilmiş olsa da bu kadar ciddi bir toplum desteğine sahip olmasının nedeni bu değil.
Tufan Erhürman’ın, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet tezini benimseyen Ersin Tatar’ın aksine, temeli Birleşmiş Milletler parametrelerine ve Rauf Denktaş’ın müzakere ettiği 1977-1979 Doruk Antlaşmalarına dayanan iki kesimli-iki toplumlu federasyon modelini benimsediği biliniyor. Federasyon modeli bugün her ne kadar Türkiye’de bazı çevreler tarafından bilinçli ve toplumu yanıltacak şekilde sanki Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına aykırıymış ya da Kıbrıs’ın Rumlara verilmesine neden olurmuş gibi hamaset dolu yayınlarda tartışılsa da bu tez KKTC kuruluş bildirgesinde yer alıyor.
Yıllar boyu Türkiye’deki hükûmetler Kıbrıs Türk liderliği ile beraber iki kesimli iki toplumlu federasyon modelini müzakere temeli olarak kabul etti. Bu görüş AKP tarafından da 2017 yılına kadar da destek gördü. Fakat AKP, 2017 yılında son anda başarısız olan Crans Montana barış görüşmelerinden itibaren Kıbrıs’ta iki ayrı devlet tezini savundu. Kendi çizgisini KKTC’de sorgulamadan uygulayacak siyasetçilerin iktidarda olması için çaba sarf etti.
2020 cumhurbaşkanlığı seçiminde Ersin Tatar lehine yapılan ve KKTC’de ciddi tepkilere yol açan Türkiye müdahalesi ve iktidardaki UBP-DP-YDP koalisyonunun Türkiye tarafından bu denli desteklenmesi biraz da bu yüzden. Fakat Erhürman’ın kampanyasına Kıbrıs’ta federasyon tezini desteklemeyen Serdar Denktaş gibi siyasetçilerin destek vermesi, iktidar ortaklarının seçim propagandası olarak meclisten federasyon karşıtı iki devletli çözüm önerisini geçirmelerine rağmen kendi seçmenlerinin ciddi bir kısmının da Erhürman’ı tercih etmesi, seçim zaferinin farklı nedenleri olduğuna işaret ediyor.
Erhürman’ın seçilmesinin en önemli........
