Gündem Kimin Elinde?
İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör
Çavuşesku’nun Termometresi
Cumhuriyet’in Edebiyatı
OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum
D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi
Sabahın ilk dakikalarında elimiz doğrudan ve ister istemez telefona gidiyor. Bir tür refleks bu. Dünyada ne olmuş, kim ne demiş, gece hangi kriz büyümüş veya hangi kararlar imzalanmış, hangi görüntü dolaşıma girmiş, önce bunları görmek istiyoruz. İlk bakışta çok sıradan duruyor bu davranış. Ancak çağımızın en büyük siyasi meselelerinden biri tam burada başlıyor.
İnsan, gündemi izlediğini düşünüyor; gündem ise çoğu zaman onu çoktan seçmiş oluyor. Önümüze neyin düşeceği, neyin birkaç saat içinde kaybolacağı, hangi başlığın büyütüleceği, hangi olayın sessizce arka plana itileceği artık yalnızca olayların ağırlığıyla açıklanamıyor. Orada başka bir iktidar çalışıyor. Daha sessiz, daha sabırlı, daha gündelik. Ve gündeme yeni giren şeyler bir öncekini unutturacak nitelikte oluyor nedense.
Eskiden ortak dikkat alanı daha görünürdü. Gazete manşeti vardı, akşam haberleri vardı, birkaç büyük kanal ya da birkaç etkili yorumcu konuşurdu. Bugün o merkez büyük ölçüde dağıldı. İlk bakışta bu çoğullaşma özgürleştirici görünüyor. Kaynak sayısı arttı, sesler çoğaldı, herkesin sözü aniden dolaşıma girebiliyor.
Ancak işin bir de öteki yüzü var. Dikkat alanı genişledikçe yönlendirme imkânı da inceldi, derinleşti ve oldukça görünmez hâle geldi. Artık mesele yalnızca neyin haber olduğu meselesi değil. Neye önce bakılacağı, neyin sürekli tekrar edileceği ve hangi duyguyla bakılacağı da belirleniyor. Gündem tam burada, görünür olanla görünmez olanın arasında kuruluyor.
Gündem Olaylardan Önce Akışta Şekilleniyor
Bugün birçok insan haber seçtiğini sanıyor. Hâlbuki çoğu zaman seçtiği şey haberin kendisinden ziyade önüne çıkarılan sıra oluyor. Bir başlığın tepesine neyin yerleştirildiği, bir olayın hangi kelimelerle özetlendiği, hangi görüntünün “esas kare” hâline getirildiği siyasal açıdan yüksek etkili kararlar üretiyor. Bu yüzden gündem kurma meselesi artık sadece gazeteciliğin iç tartışması sayılmıyor. Doğrudan kamusal aklın nasıl çalıştığıyla ilgili hale geliyor.
Nisan sonunda İtalya’daki iletişim otoritesinin Avrupa düzeyinde başlattığı bir girişim bu yüzden önemliydi. İtiraz yalnızca bir teknoloji şirketinin yeni arama özelliklerine yönelik değildi. Asıl kaygı, yapay zekâ destekli özetlerin kullanıcıyı asıl habere gitmeden tatmin etmesi ve bunun da özellikle küçük ve bağımsız yayıncıların görünürlüğünü ve gelirini azaltmasıydı.
Tabii ki tartışma kısa sürede rekabet meselesini aştı; medya çoğulculuğu, editoryal varlık ve kamusal alanın geleceği konuşulmaya başlandı. Çünkü insanın neyi okuyacağı kadar, neye hiç uğramadan geçeceği de siyasal sonuçlar doğurur. Bir toplumun bakışı bazen sansürle daralmaz. Kolaylaştırılmış özetlerle, sürekli aynı merkezlere akan trafikle, sessizce tekelleşen görünürlükle daralır.
Burada eski bir medya tespiti yeni bir biçim alıyor. Medya çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini doğrudan söylemez, onların hangi başlıklar etrafında düşüneceklerini de büyük ölçüde etkiler. Şimdi bu etki daha da rafine hâle geldi. Zira editoryal tercih ile teknik mimari birbirine karıştı. Sıralama, öneri,........
