Neden hayvana sömürüyü ve şiddeti gizliyorsunuz?
Başlıktaki soru, doğrudan medyada yayın politikalarından sorumlu meslektaşlarıma yönelik. Aslında hayvanların yaşam hakkını yok sayan herkese sorulabilir ama bu yazıda gazetecilik açısından medyaya odaklanacağım.
İki olay üzerinden konuyu açıklayacağım. İlki canlı hayvan ticareti ile ilgili. Geçen günlerde yine Türkiye’nin “ucuz et” için Brezilya’dan ithal ettiği 16 bin angus İskenderun’a geldi.
“Ölüm Gemileri”ne istiflenen hayvanlar zorlu yolculuğa dayanamadığı için bazıları yolculuk sırasında can veriyor. 21 günlük yolculukta ölenlerin bir kısmı ya denize fırlatılıyor ya da gemilerde kullanılan bir düzenekte rendeleniyor ve atıklar denize savruluyor.
KONU HAYVANSA ETİK HAK GETİRE!
İşte o denize fırlatılan ölü sığırlar, İskenderun açıklarında yine görüldü. Cansız bedenlerin denizde yüzdüğü videolar, insan türünün ne kadar alçalabileceğinin göstergesiydi. Bu korkunç zulme ilişkin çok sayıda yazı yazdım, kitabımda bu vahşetle ilgili ayrı bir bölüm var. 21. yüzyılın köle ticaretini protesto etmek için defalarca eylem yaptık.
Fakat bu sözünü ettiğim vahim olayın medyada haberleştirilme şekli, üniversitelerin gazetecilik bölümlerine konu olacak türden. Ne yazık ki olumlu anlamda değil!
Örneğin Sözcü gazetesi, bu son olay hakkında “3 Dolarlık Et Sofrada 22 Dolar” başlığı ile haber........
