menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deniz’in mektubu

32 0
thursday

Deniz Göktaş yıllardır sahnelerden sanatını icra ederken kitlelere söyledikleri nedeniyle hapse atılmadı.

Duyduğunu/okuduğunu anlamayanlar kışkırtılıp hücuma geçirildiği için; dikkatler yaşadığımız rezilliklerden uzaklaştırılmak istendiği için; başkalarına gözdağı vermek için; başta kendisi olmak üzere her kesimi eleştirdiği ve bunu kitleleri etkilemekte en güçlü silah olan mizahla yaptığı için; mizah ve eleştiriden ölesiye korkanlar nedeniyle cezalandırıldı.

Kuyu tipi hapishaneden yazdığı mektup, onun en yeni başarısı. Bir bölümünü paylaşıyorum. İçinize sindirerek okuyun. Ben gülümseyerek ve keskin zekâsına hayran olarak, bir de genzim yanarak okudum. Kimi tümcelerin altını çizmek ve arabaşlıklar benden.

KURMACA DEĞİL BELGESEL 

Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “Ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “Arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzakarka açıyı yayınlayabilmişler.

Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz........

© Cumhuriyet