Bir milletin varoluş savaşı
Yine bir 30 Ağustos’a ulaştık. Bence 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk tarihinin en önemli, en büyük zaferidir. Tarihteki savaşları iki ana gruba ayırabiliriz. Birincisi liderlerin sınırlarını genişletmek, güçlerini artırmak için yaptıkları savaşlardır. Avrasya’da büyük Türk İmparatorluklarının, Roma’nın, Osmanlı’nın, Napolyon’un, İngiltere’nin, Hitler’in genişleme hareketleri, Avrupalıların Yeni Dünya’da yaptıkları soykırımlar bu gruba girer. İkinci grup savaşlar ise yok edilmek istenen ülkelerin hayatta kalabilmek için yaptıkları öz savunma (nefsi müdafaa) savaşlarıdır. Mustafa Kemal’in liderliğinde yapılan Kurtuluş Savaşı veya Ömer Muhtar liderliğinde Libyalıların yaptıkları savaş ise ikinci gruba girer.
Selçuklular, Malazgirt Savaşı’nı kaybetselerdi birkaç yıl sonra tekrar gelip Anadolu’ya girerlerdi, yine yerleşirlerdi. Mohaç’ı kaybetseydik bir süre sonra benzeri bir Mohaç’ı kazanabilirdik. Ancak eğer Kurtuluş Savaşı’nı kaybetseydik büyük bir ihtimalle bu savaşın rövanşı olmayacaktı.
Saldırı savaşları başka ülkelerin topraklarına ve mallarına çökme anlamı taşır. Öz savunma savaşları ise bir toplumun toprağını, malını, canını koruması demektir. Kurtuluş Savaşı’mızın, “Ya istiklal ya ölüm” sloganı Shakespeare’in, “Olmak veya Olmamak” deyişine eş değerdi. Bu savaşı kazanan milletimiz, Mustafa Kemal’in önderliğinde “olmayı”, daha da ötesi “çağdaş olmayı” başarmıştır.
Rivayete göre........
