Okulda şiddet... Sorun sistem ve çok daha derin
İki korkunç katliam. Üstelik okulda. Üstelik iki gün üst üste. Kurbanların çoğu da çocuk, katiller de. Ülkede tüm öğrencilerde ve velilerde korku hâkim. İki soru:
Bunlar nasıl oldu? Peki ya sonra?
“Sonra”ya gelmeden önce, geçmişe bakalım. Türkiye’de uzun süredir okullarda yaşanan şiddete dair elimizde kapsamlı, düzenli, şeffaf bir veri yok. Ama parçalı araştırmaların söylediği şey ürkütücü derecede net: Her üç lise öğrencisinden ikisi hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Şu demek: Şiddet artık istisna değil, deneyimlenen bir norm. Üstelik bu şiddet okulda başlamıyor. Evde başlıyor. Sokakta büyüyor. Okulda görünür hale geliyor. Elimde Kars’ta gerçekleştirilen ve World Health Organization dergilerinden Eastern Mediterranean Health Journal’da yayımlanan bir çalışma var. Çalışma; Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Binali Çatak, yine Kafkas Üniversitesi’nden Fadime Kaya ile Şanlıurfa Harran İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden Mültehan Evran ve Melek Evran tarafından yürütüldü. 1730 lise öğrencisini kapsayan araştırma, çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Öğrencilerin yüzde 65.8’i yaşamlarının bir döneminde şiddete maruz kalmış durumda. Daha da çarpıcı olan ise şiddetin sadece tek bir alana sıkışmaması. Yüzde 55.7’si okul ya da çevresinde şiddete tanık olurken yüzde 29.2’si doğrudan maruz kalıyor, yüzde 19.6’sı bıçak ya da silah içeren olaylarla karşılaşıyor, yüzde 16.9’u ise cinsel şiddet deneyimi yaşıyor ya da buna tanık oluyor. Araştırma, şiddeti tetikleyen faktörleri de açık biçimde ortaya koyuyor: Okul türü, aile yapısı, yaşanılan çevre ve ebeveynlerin sosyoekonomik durumu belirleyici unsurlar arasında yer alıyor; özellikle kalabalık........
