Egemen güç-yükselen güç ilişkisi ve büyük dönüşüm
Güç ilişkilerinde ve belki de dünyanın düzeninde başka ilişkilerin örüleceğinin işaretlerinin net olarak ortaya çıktığı ve belki de resmileştiği bir olay yaşandı Pekin’de. Trump ve Şi Cinping görüşmesinden söz ediyoruz tabii ki.
Orada gündeme gelen yıllardır tartışma konusuydu.
Çin’in yükselen güç olgusu 10 yıl önceden kendini belli etmiş ve tabii ki başta Amerikalı ciddi analitik yazar ve düşünürler olmak üzere yazar çizer olmuşlardı.
Hatırlıyorum, Çin’in salt ekonomik başarılarına bakarak bu gidişle 1935 yıllarında ABD’yi geçeceği tezi raporlara yansımaya başlamıştı. Bu süre içinde Çin teknolojide, bilimsel çalışmalarda beklenmedik büyük sıçramalar yapmış, güçlü ekonomisi sayesinde askeri teknolojilerini de başa güreşecek düzeyde geliştirmişti.
Son bir atılımla yapay zekâ teknolojilerinde de ABD’ye rakip oldu. Kuantum, uzay teknolojileri, uzayda yolculuklar, uzay istasyonları, Ay’ın ilk karanlık yüzüne gidişler... Çin parasının rezerv para olarak kabulü...
Hızla ABD’nin yerini almaya aday büyük bir güç haline gelen bir Çin’den bahsediyoruz.
ABD’İN İTİRAFI TRUMP İLE BAŞLADI
Trump, “ABD’yi........
