menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nereye gidiyoruz? - Abdullah Dörtlemez

38 0
18.08.2026

Bu sorunun yanıtını yalnızca bugünün siyasal söylemlerinde aramak yeterli değil. İçeride yeni bir siyasal hareketin ortaya çıkması, dışarıda yeni güvenlik arayışlarının belirginleşmesi, Türkiye’nin alışılmış dengeleri yeniden değerlendirdiği bir döneme işaret ediyor. 7 Ağustos’ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” da bu yeni arayışların dış politika ve güvenlik alanındaki örneklerinden biri. Anlaşmanın NATO’ya seçenek olmadığı özellikle belirtilse de Türkiye’nin bölgesel güvenlik arayışlarının çeşitlendiği açık.

İç politikada da benzer bir hareketlilik var. Yeni bir siyasal hareket, yalnızca yeni bir parti kurmakla kalmayıp siyasetin yapılma biçimini değiştirme iddiasıyla ortaya çıkıyor. Programında parlamenter sistem, kuvvetler ayrılığı, güçlü meclis, denetlenebilir yönetim, temel hakların korunması ve katılımcılık gibi önemli hedefler bulunuyor.

Bunlar önemlidir. Fakat yeni bir siyasal hareketin asıl sınavı, iktidara gelmeden önce başlar. Çünkü mesele yalnızca iktidarı kimin kullanacağı değildir. Asıl mesele, iktidarın nasıl kullanılacağı ve hangi sınırlar içinde tutulacağıdır. Daha önemlisi, “benim çoğunluğum” ile “milletin bütünü” arasındaki farkı görebilmektir.

Sandıkta elde edilen çoğunluk, yönetme yetkisi verir; toplumun tamamı adına sınırsız tasarruf etme yetkisi vermez. Çünkü bugün çoğunluk olan yarın azınlıkta kalabilir. Bugün iktidarın yanında duran........

© Cumhuriyet