menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

241 22
31.01.2026

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Antik dönemlerde tuz, yalnızca bir gıda değil, hayati, ekonomik ve siyasal bir unsurdu. Kıtlık dönemlerinde hayatta kalmayı sağladı, orduların beslenmesini mümkün kıldı, uzun yolculukların askeri seferlerin önünü açtı.

Başta eski Türk geleneklerinde olmak üzere askerler için et bozulmasın diye tuzlanırdı; yani tuz, düzenin ve sağlamlığın sembolüdür. Roma İmparatorluğu’nun kuruluş sebebi tuzdur.

Roma’da askerlere verilen “salarium” (maaş) kelimesi tuzdan gelir. Bugünkü salary kelimesinin kökü buradadır.

Özetle “tuz kokarsa” devlet düzeni çatırdar.

Size bugün düzenin nasıl çatırdadığını anlatan bir örnek vereceğim.

Anayasamızın 73. maddesi açık ve nettir:

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.”

Dikkat edin. Anayasa “vergi veren yurttaş” diye bir ayrım yapmaz. “Herkes” der. Çünkü vergi bir ayrıcalık değil, toplumsal bir ödevdir.

Ama bugün yaşadığımız tablo, bu cümlenin ruhuyla ne kadar örtüşüyor?

Vergisini düzenli ödeyenin cezalandırıldığı, vergi kaçıranın ise mahkeme kararlarına rağmen bir eli yağda bir eli balda yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Vergi vermemek için sahtekârlık yapanların kollandığı, buna karşılık dürüst mükellefin baskı altında bırakıldığı bir dönem.

Ve işin en karanlık tarafı tam da burada başlıyor.

Vergi kaçıranları ortaya çıkarmakla görevli olanlar... Yani kamu adına denetim yapanlar.

Peki ya o denetimi yapanlar, vergi kaçıranlarla işbirliği yaparsa?

Ya da daha da vahimi, dürüst mükellefi korkutarak, tehdit ederek örgütlü bir yapı içinde para vermeye zorlarsa?

Evet... Ne yazık ki olmuş. Hem de iddialara göre........

© Cumhuriyet