menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öfkem bir türlü geçmiyor!

283 0
19.04.2026

Sevgili dostlarım, son olaylardan sonra içimdeki öfkeyi biraz olsun dindirmek için deniz kıyısına gittim. Bir banka oturdum içimden “Işıl, pazar günkü yazında sadece siyah bir yas fotoğrafı kullan!” diye kendi kendime seslendim. Çünkü uyduruk bir Arap şeyhinin ölümünde üç gün yas ilan eden AKP hükümeti, bir öğretmenin ve dokuz çocuğun öldüğü, 30 çocuğun yaralandığı, kim bilir kaç çocuğun ölüm korkusu yaşadığı vatan toprağında yas ilan etmeye gerek görmedi.

Deniz kıyısındayım ya, hemen ön tarafta bir kumsal var. Kumsal çocukların ve güvercinlerin kumsalı. Bir baba 4 yaşlarındaki çocuğuyla kumdan kaleler yapıyor, öte yanda iki avucunda kuş yemiyle bekleyen şirin mi şirin bir kız çocuğunun avucuna ansızın bir güvercin konup yemlenmeye başlıyor. Hemen yanı başında bir anne, kız kumsala uzanmış; mırıl mırıl konuşuyor. Ve bende bir ağlama. Böyle olmaz, kendimi toparlamalıyım, vazgeçtim yas fotoğrafından ama öfkem geçmedi çünkü öfkemde 14 yaşındaki çocuğunu bir hafta önce psikiyatriste götüren, evindeki 5 tabanca ve 7 şarjörü “Ben onları kilitli sandığa koydum, oğlum internetten öğrenip kilidi açmış” diye oğlunu suçlayan, güya oğlunun silah merakını gidermek için onu atış platformuna götürüp hedef vurmayı öğreten, üstelik o ateş ederken fotoğrafını çekip WhatsApp’tan paylaşan, çocuğuna “Silah namustur!” diyen bir baba var.

Öfkem geçmiyor, bir hafta önce yeni kitabım “Kelebeğin Kısa Yolculuğu” için yazdığım, tanık olduğum gerçek bir hikâye beni zorluyor. Kısaca anlatayım: Bir ortaokulda, bir........

© Cumhuriyet