menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeniden hatırlamak için...

7 0
friday

Sıradanlığın ölçüsü nedir derseniz, kısaca vasatlık diyebilirim. İnsan davranışlarına, sözlerine, düşünce ve yaşama biçimine bakarak kim olduğuna ve sıradanlıkla ilişkisine dair bir hükme ulaşabiliriz.

Tutarlı olup olmamak da tümüyle bunlarla ilgilidir.

Dijitalizmin günümüzde etkin olduğu alanlarda karşımıza çıkan her gerçeklik biraz da bunu anlatır bize: yani vasatlığın nasıl algılandığını ve uygulandığını. Bunları görebilmek için üst düzey bir gözlemci olmanıza da gerek yoktur. Gündelik hayatın akışında, her yerde ve her durumda karşılaşabildikleriniz bunu yeterince anlatır. İkili ilişkilerde, çarşı pazarda, alışverişinizde, muhatap olduğunuz bürokraside, kamusal alanlarda... Vasatlık yekpare biçimde karşınızda durur.

“Neden böyle olduk” sorusu yer yer ama kaçınılmaz şekilde artarak sizi yokladığında durup düşünmeden edemezsiniz.

İşte o düşünceler sizi “mutlak kötülüğün” kaynağına taşır.

Sözü uzatmadan şuraya getirmek istiyorum: Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’ye yönelik saldırı ve kumpaslar öyle bir hal aldı ki sıradanlaştırılan kötülük, hammaddesi olan vasatlıkla nelere yol açabileceğini bize gösterdi.

Vasatlığın asıl kudreti de burada ortaya çıkar; kötülüğü yalnızca beylik laflarla değil, gündelik hayatın sıradanlığına yayarak sindirir.

Hal böyle olunca sıklıkla sistemin çürümüşlüğünden, yozlaşmasından söz ederiz. Hatta toplumun masumiyetini nasıl yitirdiğini de artık iyiden iyiye sorgulamaya başlarız.

Bütün bunları, “insan........

© Cumhuriyet