menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş üzerine ek notlar

93 0
05.03.2026

Pazartesi yazımda “büyük felakete”, kararları veren “küçük adamlara” değinmiştim.

Bugün, “Kimin işine yarıyor” sorusu üzerinden, savaşın coğrafyasının özelliklerine bakarak devam edeceğim.

Burası, petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarının, rafinerilerin, küresel enerji, ticaret yollarının, Hürmüz Boğazı, yılda yaklaşık 2 trilyon dolar değerinde metanın geçtiği Babül Mandep gibi kritik darboğazların coğrafyasıdır. Deniz yoluyla taşınan petrolünün yüzde 20-30’u, küresel LNG (doğalgaz) ticaretinin yüzde 20’si bu yollardan ve o darboğazlardan geçiyor. Bu geçişin hacminde, hızında yaşanan dalgalanmalar, küresel petrol, LNG fiyatlarını dalgalandırıyor. Savaşın etkisiyle bu stratejik su yolunda trafik yüzde 70-80 düşmüş durumda: Petrol, gaz fiyatları artmaya başladı.

İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ını gerçekleştirdiği Hark Adası, dünya arzının beşte birini karşılayan Katar’ın LNG tesisi, Suudi Arabistan’ın en büyük rafinerisi Ras Tanura ve Dubai Havalimanı gibi enerji altyapıları, lojistik üsler doğrudan İran saldırılarına hedef oluyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçişe alternatif oluşturan boru hatları günlük toplam 6.8 milyon varil kapasiteyle sınırlı kalıyor. Tüm bu kesintiler, petrol fiyatlarında yüzde 13, Avrupa doğalgaz fiyatlarında ise yüzde 50’nin üzerinde artışa yol açarken, her 10 dolarlık petrol fiyat artışı küresel enflasyona 0.2 ila 0.7 puan ekliyor, merkez bankalarının faiz........

© Cumhuriyet