İlber Hoca'nın ardından
Cehaletin egemenliği dünyanın içinden geçtiği ve nereye açılacağı belli olmayan son dönemin en büyük paradoksu gibi görünüyor. Bir yandan inanılmaz bir teknolojik buluşlar ve devrimler çağında yaşıyoruz, diğer yandan yalan üzerine kurulu bir dünya düzeni cehaletin içinde kök salıp temellenmeye çalışıyor.
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, “Okumayan, araştırmayan ve sorgulamayan insanlar kandırılmaya mahkûmdur” cümlesiyle özetlediği durumdur bu.
“Seçkin” düşmanlığının eşlik ettiği cehaletin egemenliğine çok geniş bir yelpazedeki engin bilgisiyle, kendine özgü üslubu ve nüktedanlığıyla, belki de en önemlisi milyonlara kendini sevdirme becerisiyle karşı duran, bent olan son dönemin en önemli entelektüellerindendi İlber Ortaylı.
Herkesin okul hayatında bir “en sevdiği öğretmen” olmuştur. Ezberci, sorgulatmayan, soru sorandan hoşlanmayan bir eğitim sistemi içinde tam ders dinlemekten bıkmışken ansızın beliriverir “o öğretmen”, size yeniden düşünmeyi, soru sormayı, okulu sevdirir. İşte İlber Hoca, Türkiye’nin en sevdiği “o öğretmen”iydi. Onunla sadece tarih öğrenmedik; merak etmeyi, acaba demeyi, şöyle de düşünülebilir belki demeyi de öğrendik. Kitap okumaktan giderek uzaklaşan bir dünyada, “Okumayan bir toplum hafızasını kaybetmiş bir hastaya benzer. Ne geçmişini........
