menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asırlık TBMM ve çağdaş demokrasi

18 0
23.04.2026

Asırlık bir Meclis olan TBMM, 23 Nisan 1920’de merasimle açıldı. Gazi Meclis’in bugün 106. yılını kutluyoruz.

19 Mayıs 1919’da Anadolu’ya ayak basan Mustafa Kemal, o günkü koşullarda en önemli görevin toplumu örgütlemek olduğuna karar vermişti.

Başkent İstanbul işgal altındaydı. Batı’da İzmir ve Ege bölgesi, ayrıca Güneydoğu’da Urfa, Maraş, Antep işgal edilmişti. İngiltere gibi büyük devletlerle savaşılamayacağı öne sürülüyor, Amerikan mandası isteniyordu. Halk yılların geleneksel inanışıyla padişah ve halifeye bağlı, onsuz hiçbir kurtuluş çaresi düşünemiyordu. Oysa halife ve padişah, İngilizlerin emrine girmişti.

Atatürk, Nutuk’ta şöyle diyor;

“... Bu durum karşısında bir tek karar vardı... Bağımsız bir Türk devleti kurmak... O halde tek yol: Ya istiklal, ya ölüm...”

Atatürk, örgütlenme çalışmalarına hız verdi. Havza’da askeri depoyu açarak silahları halka dağıttı. Anadolu’da toplanan ve imha edilmek için Samsun yoluyla İstanbul’a gönderilmekte olan tüfeklerin sürgü kollarına, makineli tüfeklere ve top kamalarına el koydu.

İngiliz istihbaratı bu girişimleri haber alınca İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Milne, İstanbul hükümetinden Mustafa Kemal’in İstanbul’a geri çağrılmasını istedi. Padişahın hükümeti ısrarla Mustafa Kemal’in derhal İstanbul’a dönmesini istiyordu. Mustafa Kemal’in cephe arkadaşı Osmanlı Genelkurmay Başkanı Cevat Çobanlı Paşa, Mustafa Kemal’e gönderdiği şifreli telgrafta geri çağrılmanın İngilizler tarafından istendiğini bildirdi.

(NOT: Geri........

© Cumhuriyet