menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran Oscar Ödül Törenini Hedef Alır mı?

45 0
18.03.2026

FBI, İran’ın olası bir saldırıyla Kaliforniya eyaletini vurabileceği konusunda uyarısını net bir şekilde duyurdu. Federal Soruşturma Bürosu’nun görevi, özellikle olağanüstü durumlarda istihbarat toplamaktır. Ortada ABD’nin savaş açtığı bir durum var ve FBI da bu konuda çok dikkatli olmak zorunda .

Ancak gerilimi artırabilecek tek unsur güvenlik kaygıları değil. Törene katılan sanatçılar arasında ABD’nin İran’a yönelik politikalarını ve savaşı desteklemeyen isimlerin bulunması da olası. Biliyoruz ki Oscar sahnesi yıllardır yalnızca ödüllerin verildiği bir platform olmadı, aynı zamanda sanatçıların dünyaya mesaj verdikleri bir kürsüye de dönüştü.

Bu gece biz uykudayken 98. Oscar Ödülleri sahiplerini bulacak. Los Angeles’ta kuş uçurtulmuyor. Hollywood’da bir tedirginlik yaşanıyor. Akademi, sıkı güvenlik önlemlerinin alındığını söylüyor. Bir ara kırmızı halıdan vazgeçilmesi yönünde söylentiler ortaya atıldı ama sanırım canlı yayını gerçekleştirecek yayıncı ABC televizyon kanalı, reklam gelirlerini göz önünde tutarak bu girişime karşı çıktı ve bundan vazgeçilmesini sağladı.

Şimdi, savaşın gölgesinde dünyanın en prestijli Oscar ödül törenini tam 20 kez yerinde izlemiş tek Türk gazeteci olarak artık ekranlardan takip etmek doğrusu hüzün veriyor.

Eskiden çalıştığım Hürriyet Gazetesi’nde sinema yazarı arkadaşlara 6 ana dalda “Kim kazanacak, kim kazanmalı?” tahmini yaptırılırdı. Bazen altısını da bilirdim, bazen sıfır çekerdim. Güzel günlerdi. ''Özlüyorum'' desem yalan olmaz.

Kırmızı halıda yürümek, güzel görevlilerle fotoğraf çektirmek, o atmosferi yaşamak ve okuyuculara yaşatmak…

Hollywood tılsımlıdır. Mıknatıs gibi çeker insanı. Uzaktan kumandayla izlemek son yıllarda zor gelmeye başladı. Bu eksikliği hissediyorum. Neyse…

Şimdi gelelim bu yılki tahminlere:

16 adaylıkla bir rekor “The Sinners” (Günahkarlar) filmine nasip oldu. “One Battle After Another” (Savaş Üstüne Savaş) ise 13 adaylıkla ikinci sırayı aldı. Oscar heykelcikleri büyük ölçüde bu iki film arasında gidip gelecek gibi görünüyor.

En İyi Film: “Savaş Üstüne Savaş”En İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson – “Savaş Üstüne Savaş”En İyi Kadın Oyuncu: Jessie Buckley – “Hamnet”En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Madigan – “Weapons”En İyi Erkek Oyuncu: Michael B. Jordan – “Günahkarlar”En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Benicio Del Toro – “Savaş Üstüne Savaş”En İyi Uluslararası Film: “Görünmez Kaza” – Cafer Panahi (İran)

Bunlar benim tercihlerim. ABD–İran gerilimi öncesinde jüri oylamasını yaptı. Bu durum Cafer Panahi adına bir şans olabilir. Ama usta yönetmenin filmi, zaten ses getiren yapımlardan biri. Üstelik kendisi de ülkesinde siyasi içerikli eserleri nedeniyle defalarca tutuklanıp cezaevine girmekten bıktı usandı. Son filmi, işkencenin ortak dilini anlatan güçlü bir yapım.

Tabi ki bu atmosferde dikkatler özellikle İranlı usta yönetmen Cafer Panahi’nin filmi “Görünmez Kaza” üzerinde toplanıyor. Ülkesinde siyasi içerikli eserleri nedeniyle defalarca baskı gören, tutuklanan ve yasaklarla mücadele eden Panahi’nin her filmi uluslararası alanda büyük yankı uyandırıyor.

“Görünmez Kaza” şimdiden konuşulan yapımlar arasında. İşkencenin ve baskının evrensel dilini anlatan film, yalnızca sanatsal gücüyle değil, içinde bulunduğumuz politik atmosfer nedeniyle de dikkat çekiyor.

Bu nedenle birçok kişi şu soruyu soruyor:

Bu yılki Oscar gecesi Panahi için bir şans olabilir mi?

Eğer jüri sanatsal değer kadar dönemin ruhunu da dikkate alırsa, “Görünmez Kaza”nın ödül kazanması sürpriz olmayabilir. Böyle bir sonuç yalnızca sinema dünyasında değil, uluslararası kamuoyunda da güçlü bir mesaj anlamına gelecektir.

Dev şöleni Conan O’Brien sunacak. Ancak savaşın gölgesinde ne kadar espri yapacağı, mizahın dozunun ne olacağı merak konusu. Ertesi gün ise acımasız, dramatik savaş görüntülerine kısa bir mola verilip kırmızı halıda kimin hangi markayı giydiği konuşulacak.Elbette “buddy”si olduğum Leonardo DiCaprio’nun “Savaş Üstüne Savaş” filmiyle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmasını isterdim. Ancak rakipleri arasında Michael B. Jordan oldukça ağır basıyor.

Ödül almak üzere sahneye çıkan bazı sanatçıların savaş karşıtı konuşmalar yapması sürpriz olmayacaktır. Böyle bir durumda salonun atmosferi bir anda değişebilir. Bu konuşmalar hem yeni bir gerilime yol açabilir hem de geniş bir destek dalgası yaratabilir.

Çünkü sanatın doğasında sessiz kalmak yoktur. Sanatçılar çoğu zaman olaylara toplumun alışılmış bakış açısından değil daha farklı bakar. Onların tepkileri bazen kamuoyunu etkiler, hatta zaman zaman siyasetin yönünü bile değiştirebilir. Hollywood tarihinde bunun pek çok örneği var.

Kısacası bu yıl Oscar gecesi sadece filmlerin yarıştığı bir tören olmayacak. Sahnedeki konuşmalar, politik göndermeler ve olası tepkilerle, sanat ile siyasetin bir kez daha iç içe geçtiği bir gece yaşanabilir.

Ve belki de kırmızı halının ışıltısı, dünyanın içinden geçtiği bu gergin dönemin gölgesinde her zamankinden daha farklı bir anlam kazanacak.

Pazartesi sabahı ise sonuçları kendi yorumlarımla mutlaka analiz edeceğim.


© CNN Türk